• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
kağıt insanlar - salvador plascencia
sıra dışı bir yazardan, oyuncaklı, dokunaklı ve fazlasıyla sıra dışı bir roman: kâğıt insanlar. yazarı roman karakterlerinin arasına, kâğıdı olay örgüsüne katan, yıkımı körükleyip küllerinden yeniden doğan, özgün ve çarpıcı bir metin. alınyazısına karşı koymanın, kurmacanın ve başkaldırının, kayıplara rağmen ayakta kalmanın hikâyesi... kâğıt kadar hassas, kâğıt kadar tanıdık.kâğıt insanlar, sizinle konuşacak. öykülerini sütunlarla kuracak, mahrem hayatlarını gizlemeye çalışacak. göğüs kafesinizin içine kâğıttan bir kalp yerleştirip defalarca yırtacak, sonra tekrar yamayacak... ve siz, kağıdın üzerinde dile gelen sayfaları çevirirken kendi kaderinizi, kendi kâğıt insanlarınızı, kendi yaralarınızı nasıl yamadığınızı düşüneceksiniz.kelimeler birer yara izi gibi kâğıda tutunacak. insanın canını en çok, ama en çok, kâğıt kesikleri yakacak. kâğıt insanlar kısmen gerçeklere, kısmen kurmacaya dayanan, kâğıdın olasılıklarını benzersiz bir biçimde öyküye karıştıran, yaprak yaprak çoğalan ve soluk alan bir roman. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. siren yayınları tarafından yayımlanan; ilgi çekici karakterleri, muazzam kurgusu ve alışılmadık biçimde düzenlenmiş metin yapısıyla şaşırtan salvador plascencia romanı.

    günümüz romanlarını yakından takip edemeyen birine modern romanın aktif biçimde takip edilmesi gerektiğini bana hatırlatmıştır. özellikle bu konuda teşvik edici bir rol üstlenen siren yayınlarına emekleri sebebiyle teşekkürlerimi sunuyorum.

    las tortugas nehrinin kıyısında başlayan hikayemizin merkezinde federico de la fe ve kızı, küçük merced vardır. kızına ismini veren merced'in, kendisini terk etmesinin ardından karısının yokluğuyla sarsılan federico de la fe kederini tedavi etmesi; kibritleri teninde söndürerek ve ateşle kızgınlaşan bıçakları kullanarak gerçekleşir. merced'in gidişinin boşluğuyla sonsuzlaşan yangını, tenindeki kızgın ateşin gücüyle arka plana itebilir sadece.

    ardından kızıyla el monte adındaki, çiçek tarhlarıyla karanfil kokan kasabaya taşınırlar. ve karakterler gelir geçer, satürn gezegenine karşı bir savaş verilirken marquez'in zirveye taşıdığı büyülü gerçekçilik motifleri iyice göze çarpar.

    ve el monte'de federico de la fe, kendisini izleyen satürn'e savaş açar. satürn- salvador plascencia olmakla birlikte romandaki karakterlerin davranışları üzerinde muktedir olan kişidir. karakterlerin davranış ve düşüncelerini satürn gezegeni olarak izlerken roman karakterleri de isyana girişir; kurguyu oluşturanı çizgi dışına yollayarak özgürlüklerini kazanmaktır amaçları. kendi davranışlarını, iradelerinin yalnız direnişiyle sürdürmek. ve aslında salvador plascencia ve federico de la fe'nin kader çizgisinde ortak noktalar vardır. belki de bu yüzden satürn ve de la fe savaşmaktadır. satürn kendi bilinç altını yazacağı bu romanla sonuca erdirmeyi amaçlar.

    kağıt insanlar gerçekten şaşırtıcı biçimsel özelliklere sahip ve kağıt üzerinde kurulu düzeniyle değişik yollarla buluşturabiliyor okuru. karakterler, kağıtta kendilerine ayrılan sütunlarla okurla buluşuyor, kağıtla kıvrılan düşünceleri kendi tecrübeleri ve düşüncelerini yansıtıyor.

    evet, büyülü gerçekçilik dedim, niye dedim burası mühim. büyülü gerçekçilik edebiyatın en ilgi çekici noktalarından biri olduğu ortada, ancak metne yansıyan büyülü gerçekçilik motiflerinin doğru bir biçimle aktarılması şarttır. zira büyülü gerçekçilik öğelerinin 'fantastik' öğelerle bir olmadığı ve okura gerçekliğin saydam planlarını iletmesi gerekmektedir. ve bu eserde salvador plascencia bunu tüm yalınlığıyla başarıyor. ayrıca kendi hayat hikayesinden enstantaneler sergilediğine yönelik şüphelerim de yok değil fakat bu önemli değil. edebiyat magazine ihtiyaç duymaz.

    okur gerçeklikle çizilen kağıtların keskinliği dolayısıyla şaşıracaktır, ancak kederini dindireceği yöntemi kendisi bulmalıdır.
  2. kurgu ve fikir çok orijinal. yazarın da bir karakter olduğu ya da karakterlerin yazarın bilincinde olduğu (satürn) bir kitap. karakterler köşe bucak yazardan kaçmaya çalışırken hem tarihsel olayları ve karakterleri hem de kendi özel hayatını dahi kağıtlara yediren bir yazarın mücadelesi gibi.

    içerik kurgu ve fikir kadar çekmedi beni açıkçası ama bir kitapçıda falan denk gelirseniz ve içini karıştırırsanız muhakkak ilginizi çekecektir 'bu neymiş ya böyle' diye.