• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
Yazar tezer özlü
kalanlar - tezer özlü
"doğumum bile bir kökünden kopma idi. on yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. dünyayı kavradığını sandım... kırk yaşındayım. bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum... kendimi öldürmeye çalışıyorum... özlemlerim kalmadı. bıraktım. hepsini kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım... ve bana ölümsüzlerin sonsuz acıları kaldı."

efsane sahibiyle yüzleşiyor.
  1. "günler koptu. artık geceleri bir ölüm akıyor sokaklara. kentin evlerinin aralıklarına doluyor. boğuluyoruz."

    "şimdi okunmuş kitapları yeniden okuyorum. şimdi bildik müzikleri yeniden dinliyorum. yenmiş yemekleri yeniden yiyorum. sevip yitirdiklerimi yeniden seviyorum. şimdi uykusuzluğumu yeniden uyuyorum. şimdi açlığımda yeniden acıkıyorum. şimdi gittiğim kentlere yeniden gidiyorum. şimdi havada uçuyor, raylarda, su yüzeylerinde, yaşama ve ölüme karşı duyduğum aynı umursamazlıkla dolaşıyorum. tartışmaları biliyorum. duyguları. korkuları. sözcükleri. her dili anlıyorum. anlıyor ama kavrayamıyorum."
  2. "kimseyle yaşlanmak istemiyorum, kendimle bile."
  3. lisede, ada yayınları tarafından basılmış kitabı vardı bende. ne olmuşsa olmuş, bir şekilde elime geçmişti. her kitaba başladığım gibi başladım. sonra bitiremedim. bitmedi. o 30 sayfa göğsüme yumruk yemişim gibi yüreğimde büyüdü, büyüdü, sıkıştı..

    tezer'i, gerçekten acıyla hissettiğim ilk aşkımı bu sayfalarda yakaladım. bir cümlenin ortasındayken onu o yazdığı yerden kaldırıp, ıssızlığın ortasına kadar durmadan araba sürmek istedim. ıssızlığın bile kalmadığı o yere kadar..

    o kitabı yıllarca yanımda taşıdım. taşıyorum. bir şehri terk edip giderken düşünmeden iki don bir gömlek koyduğum çantama sıkıştırdım o kitabı.

    gitmenin kendisi olan bu kadına içelim.
  4. tezer özlü hakkında bayağı bi' yazı ve kitap okuduğumdan olacak, bu derlemeyi okurken sanki okuduklarımın bi' yüzde altmışını daha önce okumuşum gibi hissettim.

    yine de tezer'in yeni notları ile karşılaşmak, keyifli senaryolarına göz atmak güzeldi. ki zaten hepi topu bir saatlik kitap. kayıp giden bir gecede okunabilir.
  5. "bu kitapta tezer'den kalanlar var.
    ardında bıraktıkları. yaşadığı anların notları.
    hiçbiri yayımlanmamış.
    ama yayımlanmak üzere yazılmış.
    evet, anları severdi tezer.
    onları yazdı. acıyla, yalnızlıkla,
    ama aynı zamanda coşkuyla, aşkla dolu anlarını
    anlarının anılarını.
    başkaldırma anlarının."
  6. bunu yapmaktan hiç hoşlanmayarak söylüyorum. edebi varlığı fazlaca iç sıkıntılarına yaslanmış yazarların neden haddinden fazla okunduğunu anlamıyorum. genelde elimi sürmem ama bende ne gördüyse zorla elime kitabı tutuşturan sahafın hatrına sonuna kadar gittim. acı, yalnızlık, solacağını bildiğiniz için daha da parlayan yoğun sevda anları... cidden soruyorum: neden?
    abrek