1. birkaç gündür çok sardım sürekli mırıldanıyorum, dinleme gereği duyuyorum.
    hayır beğendim tamam ama öyle de bayılmadım yani, tekdüze geldi biraz. bu kadar dile dolanması neden bilmem.

    ayrıca sofar performansları bence albümünden daha güzel.

    bir de şu konuya bir gireyim ya izninizle;
    haydi söyle fazla abartılmış sanki sosyal medyada. öyle ahım şahım bir şarkı olmamış, farklı ama o kadar.

    bu noktada şuna geliyorum. hepimizin içinde bir arabesk ruh var sanırım, adı arabesk olunca arabeskçiler söyleyince ıyyy diyoruz kulak tıkıyoruz ama aynı arabesk şarkıyı bir gitarla az değiştirerek veya rock grubu bağır çağır söylerse o zaman baş tacı edip yere göğe sığdıramıyoruz. son yıllarda çok örnekle bunu gördüm.

    emre aydın (6. cadde) nin sabuhayı yeniden yorumlamasıyla başlamış olabilir bu durum; olay da şurdan çıkma sing your song yarışmasına katılan gruplara arabesk bi parçayı coverlamaları söylenmişti, sabuha da böyle çıkmış...

    ayrıca;
    (bkz: arabesk müziğin sevilme nedenleri)
  2. çok iyiydin çok güzeldin. ama keşke bize kalsaydın. popüler kültürün bi ürünü olmasaydın. hayat şarkısı adlı salak türk dizilerinde yer almamalıydın. o günden beri dinleyemiyorum maalesef
  3. bir şarkıcının yükselişi ve belli bir kitleyi aşıp daha fazla bir kitle elde edişi onu popüler müziğe karıştı tarzında eleştirmeyi hak etmez. yükselmesi gerekiyordu daha ziyade bunu hak ediyordu, e iyi bir seveni olarak bunu gururla seyrediyorum. "sadece bize kalsaydın" demek biraz bencilce oluyor, ben de ara sıra bu duruma karşı sitem ediyorum ama artık dinlemeyeceğim demek de tuhaf.

    hayat şarkısı ve ardından bir dizide daha çıktı sanırım şarkısı. onunla birlikte izleyenler tanıdı. ve bu kadın büyüyor, bundan mutlu oluyor. bizler de öyle. her röportajında değişen hiçbir şey görmüyorum kendi benliğine ait. çünkü karakteri oturmuş bir kadın 10 kişi tanırken de değişmez 1000 kişi tanırken de.

    sadece'ye klip çekecek yakın zamanda, umarım doğallığını bozmaz.
  4. "sakin ol evladım" şarkısının girişinde, hep sevdiklerimizden bekleriz bizi kurtarmasını ama bazen en sevdiğimiz şey de bizi kurtarabilir, diyen şarkıcı. ne kadar anlamlı geldi bu cümle bana. hayatım boyunca ben de bunu bekledim belki istemsiz şekilde halen bekliyorum an an. sonrası ise hayal kırıklığı. ama aslında o en sevdiğim ve beni tanıyanlar bilenler dışında çok kimseye söylemediğim "o şey" kurtardı beni sadece. kurtarıyor da. yine de doktorumun dediği gibi galiba ben dış dünyadan kaçıyorum. iç dünya hep dış dünyadan benim için daha ideal. ama daha ne kadar konuşacağımki içimdekilerle? daha ne kadar yaşayacağım bu hayalden ve küvezden dünyamda? ne kadar içtensin "kalben". senin özrümü dileyip her birisinden, hadi hadi gittim ben deyişindeki gibi gidebilsem ben de keşke. bu kadar değersiz insanların bıraktığı gerçek bile olmayan yaşanmamış ve sadece kafada kalmış o acı anıları unutabilsem...
  5. tarz ve yorum olarak cem adriana benzetiyorum bu nedenle cem adrian'ı sevmeyen insanların kalben'i neden bu kadar beğendiklerine anlam veremiyorum.
  6. bir türlü ısınamadığım ve neresinin beğenildiğini anlamadığım müzisyen.

    öncelikle müzik biraz bireysel bir konu ve benim sevdiğim tarzlar genelde proto punk, punk, hard rock, glam tarzı müzikler.

    bunların üstüne bu ablayı dinleyince sanki ıkınarak şarkı söylüyormuş gibi geldi.

    elbette bu benim şahsi düşüncem.
  7. görüyor ve artırıyorum;

    yatacak yerin yok kalben!! *