1. meclisin en renkli simalarından biriydi. başkanlık sistemi, anayasa değişimi vs derken gözlerim aradı kendisini. tek başına muhalifti ve bir çok partiden daha etkin bir siyasetçiydi. bahçeli ve arkadaşlarını da tarih yazacak genç'i de tarih yazdı. yeri geldi paparazzilere de kurban oldu ve gülen gözleriyle "çiçekleri suladım" dedi geçti. belki gerçekten çiçekleri sulamıştı.
  2. passaparola adlı bilgi yarışmasının üçüncü bölümünde, arkadaki koltuklardan birinde oturan siyasetçi. ön koltuklara geçemeden elendi maalesef.
  3. gerçi o çiçek sulamak falan gibi tabirler kullanıyordu ama gerçek bir polijinistti. ruhu şad, mekanı cennet olsun.
  4. 1940 tunceli doğumlu bürokrat ve eski shp, dyp ve chp milletvekili. 22 ocak 2016 tarihinde uzun süredir tedavi gördüğü ve yenemediği pankreas kanseri sebebiyle hayatını kaybetmiştir.

    uzun süredir (kimi yerde 3 yıldır, kimi yerde çok daha uzun süredir olduğu söyleniyor) pankreas kanseri tedavisi görmüştü. gene uzun süre amerika'da tedavi görmüş, ölümünden yaklaşık 1 yıl kadar önce de türkiye'ye dönmüştü. tedavisi ölene kadar burada sürdürülmüştü.

    birkaç bilgi kırıntısı vereyim kendisi hakkında elimden geldiğince ve bildiğimce:

    - kendisinin ismi geçtiğinde, akla gelen ilk anekdot elbette ki 1996 yılında medyada büyük ses getiren çiçek sulama mevzusudur. bülent arınç kendisiyle çok dalga geçince, ben sularken, o da çiçeklerin başını mı tutmuş? demişliği vardır. bu çiçek sulama mevzusu o kadar dallanıp budaklandı ki sonraki yıllarda, seda sayan'ın "zamanında kamer genç'le ilişkim oldu, sünnetsizdir" dediği iddia edildi. kamer genç ise buna şöyle cevap vermişti: " bi' bakması lazım".

    - tbmm anayasa komisyonu'nun komisyon üyeleri ve yeni anayasa görüşmeleri ile ilgili de (özellikle komisyon başkanı burhan kuzu ile ilgili) zamanında oldukça ağır konuşmuştu.

    - japon milli günü resepsiyonunda (tarih bulamadım, 2013 civarı olabilir) o zaman başbakan olan rte'nin eşi emine erdoğan'ın konuşma yapmasına çok kızmıştı. taner yıldız'ın, tepki gösteren kamer genç'e "başbakanın eşi konuşuyor, sen ne terbiyesizlik yapıyorsun?" demesi de, saltanatın şu ana nasıl geldiğini gayet açık bir şekilde gösteren bir detaydır.

    - 2014 yılında gerçekleşen izmir limanı yolsuzluğunda bekir bozdağ'ın soruşturmayı yürüten savcıya baskı kurmak için başsavcıyı aramasını mecliste kendisine sormuşluğu vardır ( link).

    - aile ve sosyal politikalar bakanlığı'nın 2013'teki 18 mart yıldönümünde çıkarttığı dergide, çanakkale zaferi ile ilgili "çanakkale zaferini birtakım kıymetli komutanlar kazandı" sözünün geçmesi üzerine, dönemin bakanı fatma şahin'e mecliste "atatürk bu cumhuriyeti kurmasaydı, acaba siz hangi tarikatın kaçıncı hanımı durumuna düşerdiniz?" sorusunu sormuştu. ardından hem fatma şahin hem bir gün sonra rte, ağzına geleni söylemişti kamer genç'e. birkaç gün sonra da, mecliste yanlış anlaşıldığını söyleyen genç söz almış, ancak üzerine yürünmüş, yumruklanmaya çalışılmış ve konuşturulmamıştı ( video linki ve haber linki).

    genel olarak sessiz, aldığı maaşı sindirmekten başka pek fazla bir iş yapmayan milletvekili çizgisinde biri değildi kamer genç. bazen de ağzına geleni düşünmeden dile getirdiği doğrudur. ancak, gördüğü yanlışları muhattabına söyleme konusunda hiçbir zaman geri adım atmamıştır. bu noktada kendisine patavatsız denilebilir belki. rte'nin zamanında dediği gibi "milletvekili bozuntusu ve adam değil" demek benim açımdan zor.

    dipnot: linklere tekrar tekrar baktım, hepsi çalışıyor olmalı. göçerse haber edersiniz, değiştiririm. boş yere işkembeden attığım iması oluşsun istemem.