1. insan doğanın parçası mıdır yoksa ona hükmeden mi? bu soru bir çok felsefeci tarafından tartışıldı, görüşler ortaya atıldı, hakkında kitaplar yazıldı. sonuçta net bir cevaba ulaşılamadı elbette. herkes kendine yakın olan görüşü benimsedi. günümüzde hepimizin içinde bulunduğu sosyal yaşantı ve ekonomik şartlar baskın görüşün “hükmetme” yönünde olduğunu kanıtlar nitelikte. doğayla savaşıyoruz ve kazandığımızı zannettiğimiz her an kaybediyoruz.
    bizler de bu sorudan yola çıkarak grubumuzu oluşturduk. doğaya hükmeden ve onunla savaşan değil onun parçası olan ve diğer tüm canlılar gibi uyum içerisinde yaşayan insanlar olmaya çaba göstermeye karar verdik. kim bilir belki küçük adımlarla başlayan bu hareket büyüyerek dünyayı daha güzel bir yer haline getirmeye katkıda bulunur.
    grubumuza kampanizm ismini verdik ve üyelerin her birine de kampanist dedik. grubumuzun sembolü olarak dalkumrak isminiz verdiğimiz ilginç bir ağaç dalını seçtik. yaptığımız kamp etkinlikleriyle kendimizi dinlemeyi, kendimizi doğanın içerisinde bulmayı amaçlıyoruz. kurduğumuz internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kamp alanları ve gezi rotaları hakkında makaleler yazarak insanların doğaya daha kolay ulaşmasını(!) sağlamayı umuyoruz.
    yapacağımız kamp etkinliklerinde bazı “ritüel”ler gerçekleştireceğiz. ilk ritüelimiz kamplarımızın başlangıcında bulunduğumuz bölgede güzel bir temizlik yapmak. gerçek manada saygı duymak türdeşlerimizin yaptıkları için doğadan özür dilemekle başlar diye düşünüyoruz.
    ikinci olarak kamp sırasında “sessizlik” ayini yapmak istiyoruz. örneğin on dakika boyunca toplandığımız ateşin etrafında yalnızca kendimizle konuşarak doğayı hissetmek. mutlak sessizlik içerisinde birçok şeyi anlamaya çalışmak. eminim herkes kendi hesabına doğanın fısıldadığı bir sürü şey duyacak.
    bunun yanı sıra kamp alanlarımızda eğlenmek, müzik yapmak, dans etmek istiyoruz. bunu yaparken kendimizi kaybetmek değil aslında kendimizi bulmak amacını güdüyoruz. birbirimize anlatacağımız o kadar çok şeyimiz var ki…
    kamp sonu ritüelimiz olarak da yanımızda getirdiğimiz yiyeceklerden artanları doğaya vermeyi istiyoruz. kuşlar, böcekler, ağaçlar ve doğanın parçası olan tüm her şeye omuz veriyoruz. yardımcı oluyoruz. tıpkı onların bize olduğu gibi. tıpkı gölgesinde oturduğumuz ağacın, sesini dinlediğimiz kuşun bize omuz vermesi gibi…
    grubumuzda katı kurallarımız yok. hakaret içermeyen ve onur kırıcı olmayan her yorum ve eleştiriye yer var. yapılan paylaşımlarda da bu kriterler elbet geçerli. aksi bir durum halinde son derece şeffaf bir şekilde problemlerin üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz. kimsenin ya da bir kurulun bizleri kontrol etmesine ya da cezalandırmasına ihtiyacımız yok. otokontrol mekanizmasıyla bunu halledebiliriz. bu grup tüm kampanistlerin ve bizler istemezsek asla çirkin şeylerle karşılaşmayız.
    kampanistler grup vasıtasıyla kendilerine kamp ya da yol arkadaşı bulabilirler. grup olarak düzenlediğimiz büyük kamp toplantıları haricinde yapıla daha ufak çaplı etkinliklerde de belirttiğimiz ritüeller yapılırsa herkes için çok sevindirici olur bu durum.
    birbirimize elimizden geldiğince yardım edip gerçekten eğlendiğimiz bir yer yapabiliriz burayı. istediğimiz şey bu oluşumu benimsemeniz. bu hepimize ait ve hepimize dair bir şey…
    şehir ışıklarından uzakta yalnızca yıldızlar ve ay tarafından aydınlatılan yerlerde aramak istiyoruz kendimizi. çünkü gerçek bizler oralarda bir yerde. duyuyor musunuz? kendiniz sizi çağırıyor. hadi onu bulmaya. hadi asıl olduğumuz şey olmaya, doğanın parçası olmaya…
  2. ilk kamp etkinliği 15-17 temmuz arasında izmit/kerpe'de gerçekleştirilecektir. katılım ve gerekli ulaşım bilgileri için # buyrunuz