1. her birimiz gibi çılgın zelda yani nilgün marmara da birilerinin yuvarladığı çığın altında kalmış.

    “bak bu yara annemden, işte bu babamdan, buradaki ilkokul öğretmenimden, haaa şu en derin olan mı onu ben açtım bilmeden. en çok da o acıtıyor canımı, en çok o kanıyor.”

    kimdir bilinmez, bir emel'e ithaf edilmiş şiir, kan atlası.


    "ben babamın yuvarladığı
    çığın altında kaldım."



    çolak mırıltılarla dövmelenen çocuk
    her gün her gece eğer adasında,
    gözü ağzı elinden alınmış, yosunlar
    sarmış bedenini çığlıklarken bunu
    su içinde...

    karada, hançer suratlı abinin rüzgarında
    uçar adımları.
    geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusu
    içinden karanlık, tekrar ve ilenç
    sızdıran hayret taşında.
    soruyor hatırasında, "sırtımda ve
    sırtında gezinen bu ürperti kim,
    bir damla süt yerine bu ağu kim?"
    ay gözüyle bakmayan kavruk akıllara
    -boy atmış da salgıları,
    cücelmiş sezgileri-
    bir yanılgı rehavetinde debelenenlere...


    ey, yüzleri
    bir babakuş gölgesine
    çakılmış olanlar,
    üzgün adım, ileri marş!