1. sonbahara gelindiğinin habercisi olan mantardır. yağmurlarla beslenir. takriben ortaya çıkar. renkleri bulunduğu farklı ağaç türlerinin dibinde yetişmelerine göre değişir ancak ekseriyetle açık sarıya veya turuncuya çalan renklere sahiptirler. yalnız genel olarak çam diplerinde yetiştiğini söyleyebilirim. bu yüzden de diğer adı çam mantarıdır. çam dibinde bir tane gördüğünüz kanlıca mantarı aslında size diğerlerinin de yolunu açmış olur çünkü asla tek başlarına değil üçer beşer gruplar halinde çıkarlar. bulunduğunda oradan hemen uzaklaşmamalı bu yüzden.

    çoğunlukla batı karadeniz'de, daha çok bolu'da ve bolu'nun mudurnu, göynük, gerede ve merkez ilçelerinde yetişen, o yörenin bir yandan da geçim kaynağı da sayılabilecek lezzetli bir mantar türü olma özelliğini taşır. bu son ifade objektiftir çünkü bu mantarın tadına bakıp da sevmedim diyen insan varsa lütfen ulaştırın bana. ayıp eder.

    yalnız şöyle bir husus var ki toplanmak istendiğinde ve sonbahar mevsimi hasebiyle ormandaki diğer zehirli mantar türleriyle asla karıştırılmamalıdır. boş yere hastanelik olmayın. bu yüzden böyle bir fikriniz varsa yanınızda mantara aşina ve alışkın birilerinin olması önemlidir.

    kanlıca mantarı bana hep eski günlerimi hatırlatır. soğuk karadeniz günlerinde o ormanlara zorluklarla çıkılır, kanlıca mantarları itinayla toplanır, ardından eve dönülür ve sobanın üzerinde yedi sekiz dakika kızartıp afiyetle yenilir. pişerken ve piştikten sonra da yayılan kokusu -ki aslında yenmeden dahi müthiş bir kokusu vardır- öyle hoş ve lezzetli gelir ki insana. çünkü içerisinde hem emek hem de bir arzu yatar. lezzeti esasen oradadır. yaşamayan bilemez diyeceğim. (bkz: anlayamazsınız)

    fakat tadının daha güzel olmasını isterseniz mangalda hafif tereyağlayıp ızgara yapmanızı tavsiye ederim. orgazmik bir tada ulaşacaksınızdır.

    şansınız varsa yaşayın. gerçi mevsimi geçti ancak başka sonbaharlara neden olmasın? :)

    doğadaki insan