1. aşırı hücre üremesinin dizginlenememesine, yani kontrolsüz olarak yıkımdan çok yapım olmasıdır. oluştuğu ve doku ve organdan başka organlara sıçraması metastaz 'dır.

    dünyada ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarına balı ölümden sonra 2. sıradadır. 2030 yılı ve sonrasında 1. sıraya yükselmesi beklenmektedir.

    kalıtımsal faktörler yanında alkol ve tütün kullanımı alışkanlıkları, çevre kirliliği, cinsel davranış, meslek türleri, ilaçlar, genetik yatkınlık ve beslenme alışkanlıkları hastalığın nedenleri arasındadır. beslenme alışkanlıklarının kanser sebeplerinden %30luk bir bölümünü oluşturduğu söylenmektedir.
  2. vücudumuzda her gün yüzlerce kanser hücresi oluşmakta ama bağışıklık sistemimizce öldürülmektedir. ne zamanki bu denge bozulursa hastalık ortaya çıkmaktadır. buradan hareketle kanserin büyük ölçüde bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu da söylenebilir.
  3. sebebi büyük oranda radyoaktiviteye bağlı olan hastalıktır.

    radyasyon çekirdekte kararlı hale gelmek isteyen maddenin yaptığı parçacık bırakımına dayalı bir olaydır. yüksek hızla dışarı salınan parçacık (alfa beta yada gama ışıması olabilir) önüne gelen her ne ise ona çarpar ve çarptığı maddenin yapısını bozar (atomaltı ölçekte düşününüz.) ışınım esnasında çekirdekten çıkan parçacıklar her yöne doğru yüksek hızla yayılırlar. hal böyle iken hayatta her yerde karşımızda radyasyon vardır. örneğin yanan herşey bir radyasyon kaynağıdır. çevremizde pek fazla radyoaktif vardır.

    ve yine bildiğimiz gibi hücre yapımızda her hücrenin ne hücresi olduğunu, görevini, gelişimini ve genetik yapısını belirleyen dna zincirleri vardır. hayatımız boyunca bu dna zincirleri sayesinde örneğin bir akciğer hücresi çoğalarak başka bir akciğer hücresi daha oluşturur.

    çevremizdeki radyoaktiflerden gelen ışınlar eğer dna zincirlerine tıpkı bir bowling topu gibi çarparlarsa (aslında bu çok düşük bir olasılıktır.) dna yapısını bozarlar. bu noktadan sonra çoğalma sistemi bozulmamış her hücre bir kanser hücresidir ve üzerinde olduğu organda görevi olmayan, enerji tüketen ve büyük hızla çoğalan bir yaşam formundan başka bir şey değildir. (aslında vücudumuzda hergün binlerce kanserli hücre oluşur ancak bağışıklık sistemi bunları doku haline gelmeden önce farkeder ve çok büyük olasılıkla yok eder.)

    örneğin sigaraya bağlı akciğer kanseri;
    ciğerlerinize yapışan yanmakta olan tütün parçacıklarının yaptığı alfa ışıması ciğerlerinizin dokusunu bozmaktadır. bu sakıncanın yanında, alfa ışıması esnasında salınan proton parçacığı ciğerlerinizde yer alan doku hücrelerinin dna zincirlerine çarpar ve labutları devirir. daha doğrusu devirme olasılığı artar;

    mesele olasılık dahilinde bir mesele olunca ve radyasyonun hayatın her alanında var olduğu gerçeğini bir kenara koyarsak; kişi radyasyon sonucu bir hastalığa yakalanılmışsa bunun gerçek sebebi (yani o hastalığa sebep olan radyasyon kaynağı) asla ve asla bilinemez.

    ancak şurası kesindir ki; 20 yıl boyunca günde 5 paket sigara içmiş bir kişinin akciğer kanserine yakalanma olasılığı hayatı boyunca hiç sigara içmemiş birisinin aynı hastalığa yakalanma olasılığından yüzlerce kat fazladır.
  4. !---- spoiler ----!

    bugun kanser denen seyin tedavisi bulunsa ve kanser tamamen ortadan kalksa, ortalama insan omru 70-75 yildan 150-160 yila cikar.

    !---- spoiler ----!

    malum sitedeki favori yazarım @diesel1907 kanser konusu altına girdiği bir entry de yukarıda spoiler olarak paylaştığım tezi sunmuştur, insan ömrünün 150-160 yıla çıkacağını belirtmiş, sonuçta ölümler çok farklı sebeblerden oluyor çoğunu kansere veya dolaylı yoldan kanser = hücre ölümünemi bağlıyor acaba, bu görüşünü destekleyen argümanlarını okumak ve konuyu açmasını istirham ediyorum kendisinden, saygılar.
  5. insanlardaki bir kanser geninin (myc), tümör oluşmasına yardım ettiği bir süredir biliniyor. stanford üniversitesinde bazı kanserlerde fazla ekspres edilen myc geninin etkileri araştırılmakta. myc seviyesinin yükselmesi iki proteinin de fazla sentezlenmesine sebep oluyor: pd-l1 ve cd47. bu proteinler kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden saklanmasına yardım ediyorlar. myc geni inactive edildiğinde ise, bu proteinlerin seviyeleri ve tümör büyüklüğü azalıyor.

    mycnin fazla ekspres edildiği kanser hastalarının ileriki zamanlarda bu bulguyla geliştirilen tedavilerden yararlanabilecek olması çok sevindirici.
  6. çocukken yakalandığım illettir...
    3 ay yaşar diyenlere 33 yıl takmanın da mutluluğu paha biçilemez...
    yine de kimsenin başına böylesi felaketler gelmemeli, gelmesin...