• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (5.00)
kaplumbağalar - fakir baykurt
tozak köyü şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede kalmış bin yamalı bir yoksul yorganı, alabildiğine kurak, bakımsız, unutulmuş. ahalisi desen günümüz köylüsü: hâlâ devletten medet uman, "hökümetimiz en iyisini bilir" diyen, cahil, kaba saba ama bir o kadar çalışkan, sahici ve vicdanlı. köyün eğitmen rıza'sı, muhtar battal'ı ve akıllı delisi kır abbas'ı gün olur akıl yürütür, el ele verir, köylüyü de peşine takıp bir bağ kurar, hem de taşlı bir tarlada, bin bir emekle, özveriyle ve gece gündüz çalışarak. tam ağızları üzümlerle tatlandı, yürekleri umutla doldu derken, hiç ummadıkları bir anda hükümetin tokadını yerler... ama ne tokat! bir anda, bürokrasinin çarkında bir çapak olup çıkarlar. hak hukuk ararlar aramasına ama neyin hakkı, neyin hukuku?

mazimizde yer etmiş ama bugün hala varlığını sürdüren sorunlara değinen, yalın ama zengin bir dille yazılmış, özgün ve aydınlık bir edebiyat eseri olan kaplumbağalar, yaratıcı ülkemiz köylüsünün olduğu kadar, onun bürokrasi karşısındaki çaresizliğinin ve cehaletinin de hikayesini anlatıyor. (kitap bilgileri idefix'ten alınmıştır.)
  1. 'yavu abbas emmi, kör ölür payam gözlü olur, ne üzüm var bu yıl!' deseler, şöyle bir bakıyor, bir dalıyor, 'masalımız bitmiştir...' deyip kesiyordu.
    'yavu abbas emmi. bağlarda ne çok kaplumbağa var...' biraz düşünüyor, gözleri birden parlıyor: 'onların da masalı bitmiştir' diyordu.
    'yavu abbas emmi, biz kazdık, biz diktik, hökümet de cabadan bağ sahabı oldu. görüyor musun şu feleğin işini?' küçük gözlerini kırpıyor, kırmızı sakallarını elliyor: 'onun da masalı bitecektir...' diyordu.
    hepsi bu kadardı. başka sözü yoktu.