1. karadutum, çatal karam, çingenem
    nar tanem, nur tanem, bir tanem
    ağaç isem dalımsın salkım saçak
    petek isem balımsın, ağulum
    günahımsın, vebalimsin.


    dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
    yoluna bir can koyduğum,
    gökte ararken yerde bulduğum,
    karadutum, çatal karam, çingenem,
    daha nem olacaktın bir tanem?
    gülen ayvam, ağlayan narımsın
    kadınım, kısrağım, karımsın..

    ii

    sigara paketlerine resmini çizdiğim,
    körpe fidanlara adını yazdığım,
    karam, karam,
    kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
    sıla kokar, arzu tüter
    ilgıt ılgıt, buram buram.
    ben beyzade, kişizade,
    her türlü dertten topyekun azade
    hani şu ekmeği elden suyu gölden.
    durup dururken yorulan,
    kibrit çöpü gibi kırılan,
    yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan,
    artık otlar, göstermelik atlar gibi bedava yaşayan,
    sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum.


    netmiş, neylemiş, nolmuşum,
    cömert ırmaklar gibi gürül gürül,
    bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
    yunmus, yıkanmış adam olmuşum.


    karam, karam
    kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
    sensiz bana canım dünya haram olsun...
  2. bedri rahmi eyüboğlu'nun aşık olduğu kadın mari gerekmezyan'a yazdığı şiirdir.

    mari, bedri rahmi'nin asistanlık yaptığı güzel sanatlar akademisi'ne misafir öğrenci olarak gelir ve bedri rahmi'nin büstünü yapar. bedri rahmi bu büste mari'nin portreleri ve mari'ye ithaf edilmiş şiirlerle karşılık verir. fakat mari, 1946 yılında menenjit tüberküloza yakalanır. büyük savaş* yeni bitmiştir ve ilaç ateş pahasıdır. bedri rahmi ilaç alabilmek için tablolarını tek tek elden çıkarmaya başlamış fakat çabaları yetmemiştir. mari gerekmezyan'ın o sene içinde ölüm haberi gelmiştir. ve derler ki bedri rahmi eyüboğlu bir daha hiç kapanmamak üzere derin bir yara almıştır.

    bir de cem karaca'nın yorumu vardır ki, dinlenip ağlanılasıdır: cem karaca - karadut - 1987