1. karate, japon silahsız savaş sanatı karate do, için yaygın kullanılan kısaltılmış terim olup japonca kara (boş) + te (el) + do (sanat) kelimelerinden oluşmakta ve silahsız elin sanatı anlamına gelmektedir.

    türkiye de tüm uzakdoğu sporları * karate olarak anılmaktadır. sanırım bunun sebebi cahil kesimin televizyonlar da karate içeren filmler görmesi. *
  2. onu diğer aletsiz savunma sporlarından ayıransa, el ve ayağın eşit miktarda kullanılmasıdır. örneğin taekwandoda daha çok ayak faalken, karatede el de devrededir.

    karatedeki "kata" kavramı ise hayali dövüşe işaret eder. katayı çizen kişi, çevresinde birden fazla rakip varmışçasına hayali dövüşünü yapar.

    karate eğitmenine "sensei", karate yapılan salona "dojo" adı verilir.
    su
  3. 4 sene emek verip siyah kuşak olduktan sonra, üniversiteyi kazanmam ile şehirde karate salonu olmadığı için uzaklaştığım ve disiplin sağlayamadığım için bireysel antremanlarımın devamını getiremememin sonucu olarak bıraktığım ve çok özlediğim spordur. :'(
  4. ortaokul döneminde izlediğim filmlerin etkisi ile başlayıp, beceremediğim için kısa sürede vazgeçtiğim spor olmuştur.

    karete sporundaki başarısızlığım neticesinde ve büyükbabamın da desteğiyle ateşli silahlar sanatına dikey geçiş yaparak trap sporu yıldız gençlerde ülkemize balkan şampiyonluğu getirmiştim.

    karete yapamasakta, olduğum kişi olmamı sağlayan bir ve saygımı kazanmış bir spor olmuştur benim için.
  5. daha önce hiç uğraşmamış olmama rağmen izlediğim antremanlar sayesinde beni bu akşam güzel bir dayaktan kurtarmıştır. demek ki neymiş? spor sağlığa yararlıymış. he, bir de tanımadığın insanlar sana seslenirse dönüp arkanı bakmayacakmışsın.