1. çalışkan evet ama yaz olunca evlerden çıkmıyor. size sinir harbi yaşatıyor. sürekli kovalamaca oynamak zorunda kalıyorsunuz. karıncayı dahi incitmez lafı sizin geçerli olmuyor ne yazık ki. çünkü adamlar, sürüyle hareket edip size karşı savaş durumu almış oluyor.
  2. güzergahına bebek pudrası dökme, salatalık kabuğu koyma yöntemlerinin etki etmediği hayvan :/
    tatlıya böyle düşkünlük görmedim ayrıca(*:ki ben tatlıyı iyi yerim), karpuzun çekirdeğini çevrelemek nedir :/
  3. karıncaların ölüm çemberini hepiniz duymuşsunuz. duymayanlarınız için detaylı bir şekilde bu yorumu yazıcam.

    öncelikle ölüm çemberi şu şekildedir. şu da farklı bir fotoğrafı.

    karıncalar hepinizin bildiği yarı kördür. gözleri vardır ama pek iyi göremez. bunun içinde farklı yöntemler geliştirmişlerdir. ölüm çemberi ile alakalı olanda bu yöntemlerden biri.

    karıncalar herhangi bir yere giderken diğer karıncalar onu bulabilsin diye bir feromon salgılar. yani yere düşen şekere gelen ilk karınca arkasında kimyasal bir ayak izi bırakır. diğer karıncalarda bu izi takip ederek şekere ulaşır. ne kadar fazla feromon o kadar fazla karınca demektir. teorik olarak kusursuz bir sistemdir.

    iş pratiğe gelince herzaman ki gibi olaylar çığrından çıkıyor. bir karınca yönünü kaybeder ve çember şeklinde yürürse dehşet verici bir olay olan ölüm çemberi oluyor.

    karıncalar birbirlerine çok güvenirler. yani karıncanın biri ileride tehlike var gitmeyin derse tehlike olmasa bile hiçbir karınca o bölgeye gitmez. burda da arkadaşına ölümüne güvenen karınca "ileride yemek olabilir" umuduyla önündeki karıncayı takip ediyor. iki karıncanın salgıladığı feromon daha kuvvetli olunca birkaç karınca daha geliyor bu çembere. git gide çembere onlarca, yüzlerce karınca katılır.

    çember o kadar büyüyor ki bazen tüm karınca kolonisi çembere katılıyor. peki çember sonunda ne oluyor? çembere katılan tüm karıncalar ölene kadar kimse çemberden çıkamıyor.

    şöyle bir videosu var. izlemenizi tavsiye ederim.
  4. yuvalarının 2 girişine bol bol toz naftalin döktüm. ama yuva girişlerinde ve çevrelerinde nasıl karınca var nasıl karınca var. birbirlerine 1-1,5 metre mesafede ki 2 yuva ağzının arasında kımıl kımıl bir siyahlıktan zemin görünmüyor. karıncalar ortadan kayboldu. 15-20 saat durdu çaktı şimşek, yağdı yağmur, naftalin suya kapılıp giitti. yağmur durduğunda karınca görmedim ama 1 daha döktüm. yaklaşık 20 saat durdu, yine yağmur yağdı ve naftalin aktı gitti.

    baktım ortalıkta karınca görünmüyor ben de bir daha dökmedim. 4-5 gündür gözlemliyorum değil yuva girişlerinde tüm mıntıkada 1 tane karınca görmedim.

    bence o kesif naftalin kokusundan yuvalarını terkedip kokunun olduğu bölgeden uzaklaştılar. bir arkadaşım ziyarete geliyor, kahve sigara yapalım diye söz konusu açık havada ki mıntıkaya gidiyoruz. burası niye naftalin kokuyor diyor. bildiğiniz 1 kiloya yakın naftalini 2 partide döktüm.

    ekleme: kapalı alanda naftalin dökmeye kalkmayın. naftalin sıvılaşmadan gaz haline geçer.
  5. temiz kurtulma yolu şudur, 2 adet 5 ml enjektör alın. birinci enjentöre 5ml sirke çekiyoruz, ikinci enjektöre ise çamaşır suyu. enjektör iğnesini girebildiği kadar yuvanın girişine sokun ve sırasıyla iki enjektörüde boşaltın. tebrikler, artık sizde kimyasal silah kullanımı konusunda uluslar arası anlaşmaları çiğnemiş bir savaş suçlulusunuz. büyük ölçekte yapmayın en iyi ihtimalle hastahanelik olursunuz (bkz: klorin gazı) .
  6. karıncayı bile incitmem deme!
    bile’den incinir karınca;
    söz söylemek irfan ister
    anlamak insan...

    fuzûlî