1. benim adım insanların hizasına yazılmıştır
    her gün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu
    keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım
    ölüm ve acılar çatsaydı beni
    düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
    sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı
    anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
    diri-gergin kasları konuşsaydım
    “kardeşler! ” deseydim
    “kardeşlerim! ”
    “bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan"
    “bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan"
    “bakın yaklaşıyor...”
    yazık, şairler kadar cesur değilim
    çocukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
    gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor

    benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
    öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
    bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
    çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
    inanmazdım dosyalara sığacağına
    gittikçe ışıldardım dükkânlar kararırken
    hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı

    benim adım bilinen cevapların üstüne mühürlenmiş
    ellerim tütsülenmiş
    evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
    dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
    bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
    ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
    gövdem açık bir hedef kılındı belâlara
    ve bu yüzden yakışıksız oluyor
    insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
    ve bu yüzden göğsümde dakikalar
    ince parmaklar halinde geziniyor
    konvoylar geçiyor meşelikler arasından
    bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
    ölümden anlayan, ciddi bir yaprak
    unutulacak diyorum, iyice unutulsun
    neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
    karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak

    (1972)
    araf