1. azerilerin "eskiden" yoğun olarak yaşadığı, çıldır gibi müthiş bir göle sahip, ani gibi bir kaleninde bulunduğu ilimiz.
    psk34
  2. türkiye nin uzak doğusu
  3. karper in isim babası
  4. üst üste yığılan şehir, kars! sınır kenti olmasından dolayı, ancak bu şekilde telaffuz edilebilirdi sanırım...
    ara not: aslında bu yazıyı youreads dergiye göndermek istiyordum, sonra düşünüp ne fark eder ki diye buraya yazmak istedim.

    tarih öncesinden bu yana, sürekli bir göç alan bu şehir için bazı kaynaklar " kolsa " ya da " kors " isimli topluluğu gösteriyor. ancak gürcüce ile olaya lisaniyet kavramı ile bakıldığında, " karis kalaki " yani türkçe ismi ile " kapı kenti " olarak karşımıza çıkıyor. bence bu isim daha çok yakışıyor, bu her karışında tarih kokan memlekette... osmanlı ve öncesi dönemlerinin tüm izlerini kaleiçi'nde taşköprü taraflarında hissedebilirsiniz... durun! hemen çeşitli hayallere dalmayın. çünkü, ne yazık ki tarih ile mahalleler uyum içinde birleşememiş... kaleiçi demişken biraz da kale ve çevresinden bahsetmezsek olmaz. kalenin güneyinde 19. yüzyılda rusların kurduğu taş duvarlarıyla " baltık " mimarisinin güzel eserlerinin örneklendiği mahallelerinde izinizi kaybedebilirsiniz...
    sekiz
  5. ben gidip görmedim ama gidip, görenler kars'ın sarıkamış ilçesinde bulunan katerina köşkü'nü çok methediyorlar. köylüler köşkün içinde bulunduğu ormandan ve köşkten yani bizatihi binasından yakacak odun temini yoluna gittikleri için bir dönem askeri bölge ilan edilmişti ve sivil girişi yasaktı. bu yasak kalktı diye bir yerlerde okudum gibi hatırlıyorum ama emin değilim.

    katerina köşkü

    giriş

    yakından
  6. çocuklugumun, gencligimin en mutlu günlerinin geçtiği şehir, her hatirladigimda aksama dogru göğe inen mavimsi rengin rus evlerinin uzerine yaptigi masalsı goruntu, cok soguk oldugu icin yakilan kömür kokusu burnuma vuruyor ve beni huzunlendiriyo. yedigim her yemegin, yurudugum her yolun, ictigim her cayin bir anlami vardi. herkes birbirini tanirdi sicakkanliydi, dosttu herkes, kurt, azeri, yerli terekeme, alevi, herkes dosttu. babam sabahlari sicak lavaş almaya giderdi eski kaşari onun icine sarip yerdik, dedemin kuyumcu dukkanina bisikletle giderdim birlikte onun kuyumcu arkadaslariyla otururduk, dedemlerin sobasinin onunde butun aile kestane yerdik ben buyukbabannenin bacaklarina uzanip gunluk yazardim, kayak yapmaya sarikamişa giderdik, teleferikte ormanlarin karla süslu enginligine hayret ederdim, çarşida iki caddesi vardi gezmeye cikinca bir insani en az yuz kez gorurduk, bir tane alişveriş merkezi vardi cok sonralari acilmisti hamburger yapan tek yer oranin en ust katindaydi adi turkmixti, babamin köyune babannemi ziyarete giderdik beni hep gözlerimden operdi, orda akrabalarin kizlari vardi 'çaya çimmeye' giderdik, konser fuar yilda bir kez gelirdi gelince cok heyecanlanirdik, kiş olunca her yer cok guzel olurdu okul arkadaslarin kar topunun icine taş koyup sana atarlardi, yolculuga cikildiginda bir suru erzurum plakasi gorunce erzurumlularla karslilarin fikralari anlatilirdi, gelen misafire kaz pişirilirdi, sezen aksu klip çekmeye karsa gelmiş diye sevinirdik, kucuk bi sinemasi vardi avm icinde olmayan cok az kisi giderdi, film festivaline ev sahipligi yapmisti, karsta herkes aşik olurdu, cunku aksam kar yagarken ve üşurken aşik olmak, bata çika yurumek, hissetmek dunyanin en guzel şeyiydi.
    hayatimin en mutlu anlariymiş, bilmiyordum.
  7. bi kere peynirde anlaşalım cidden iyiler. ordakini yedikten sonra başka kaşarlar aynı tadı vermiyor.

    kaz yemek isterseniz kazıklanırsınız. ben yemedim etle aram yok diye ama yiyenlerde çok bayılmadı.

    ani harabeleri çok güzel ama içinde inekler otluyor. (burdan kültür bakanına seslenmek lazım). cidden yazık oluyor.

    kaleye çıkarkenki dilenci yada mendil satan çocuklara para vermeyin. arkamızdan taş attılar. polise şikayet ettik.

    bu şehirde taksi yok. ayrıca akşamları hava çok soğuk.

    şehirde hediyelik eşya dükkanıda yok. sadece peynir var herrrr yerde