1. düşünce deneyinde ki şartlar sağlanmışsa, tüm organları mevcut bir vücuda sahip olmadığımızı anlayamayabiliriz.

    hayalet ağrı diye bir şey var. ayak, bacak vb. organ, ameliyatla alındığında birey, olmayan organın ağrısını duyuyor ve ampute edilmiş organın hayalet ağrısını kesmek için ağrı kesiciler yeterli gelmiyor.
  2. abi
  3. aklıma getirdiği ;

    türkçesi için
  4. hilary putnam'ın orjinali 'brain in a vat' olan düşünce deneyi. şöyledir deney;

    !---- alıntı ----!

    kendimizin kötü bilim adamları tarafından ameliyat edildiği ve bu ameliyat ile birlikte
    beynimizin alınarak beynin yaşaması için gerekli sıvıların bulunduğu bir fıçıya veya
    kavanoza konulduğunu hayal edelim. ayrıca teknolojinin de bu operasyonların
    yapılabilmesine imkân verecek seviyede olduğunu. kavanozdaki beynin sinir
    uçları çok gelişmiş bilgisayarlara bağlıdır. bu bilgisayarlar yanılsama olan her şeyin
    mükemmel derecede normal olduğunu ve bu yanılsamaların beynin gerçek bir şekilde
    algılamasına yardım ettiğini varsayalım. yani insanlar, objeler, kısaca insanın dış
    dünyada deneyimleyebileceği her şeyin gerçekten o kişinin deneyimlediğini hissettirecek
    kapasiteye sahiplerdir. mesela, bilgisayar kavanozun içindeki insanın elini kaldırmaya
    çalıştığı anda gerekli sinyalleri göndererek gerçekten de o kişinin elini kaldırdığını görmesini ve hissetmesini sağlamaktadır. burada sorulması gereken soru şudur:
    bizim (kendimizin) fıçının içindeki beyin olmadığımızı nasıl bilebiliriz?
    bu noktada solipsizmin temel problemi olan zihin-dış dünya ilişkisi sorunu da gün yüzüne çıkmaktadır.

    !---- alıntı ----!

    bu, descartes'ın 'kötü niyetli cin' hipoteziyle benzerdir. descartes, bir cin'in insan zihnini dilediğince yönlendirebileceği düşünür. yani 'gerçekliği' cin'in insana sunduğunu. lâkin sonradan bunu, varlığının anlamsızlaşmaya doğru gittiğini fark edince ' bir cin beni kandırıyorsa bile bu var'ım demektir ' şeklinde geliştirir.