• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.33)
kelebekler - tolga karaçelik
üç kardeşin yolları yıllar önce ayrılmıştır. aradan geçen 30 yılın ardından babaları çocuklarını bir araya getirmek ister ve onları hasanlar köyü’ndeki evlerine geri çağırır. kardeşlerden en büyüğü cemal, onları alır ve nedenini bilmedikleri bir yolculuğa çıkar. üç kardeş köye gittiklerinde ise babalarının öldüğünü öğrenirler. babaları, köyün acayipliklerinden biri olan kelebeklerin gelişinde gömülmeyi vasiyet etmiştir. birbirlerini çok az tanıyan kardeşler köyde kaldıkları süre boyunca yaşadıkları olaylarla kendilerini, birbirlerini ve babalarının kim olduğunu anlamaya çalışır. (beyazperde)
  1. sarmaşık, gişe memuru' ndan sonra izlediğim ve beğendiğim bir tolga karaçelik filmi daha. film sundance film festivalinde en iyi film seçilmiş. yönetmen karaçelik kendi deyimi ile insani halleri anlatma derdinde. karaçelik bu filmde ve diğer filmlerinde de olduğu gibi birbirinden farklı insanları yine dışarıdan izole olmuş bir alanda bir araya topluyor ve onların hayalleri, gerçekleri arasında geçen durumları yer yer absürt, yer yer metafor içeren sahnelerle izleyiciye hikayeyi anlatıyor.

    başrol oynayan üç oyuncu da (tuğçe altuğ, tolga tekin ve bartu küçükçağlayan) rollerini çok gerçekçi oynamışlar. özellikle tuğçe altuğ' un gazinoda kendinden geçtiği sahne çok hoşuma gitti.

    !---- spoiler ----!

    filmin bir yerinde gişe memuru kenan' ı da görüyoruz.

    son sahnede ters köşe var.

    intihar eden anne neden intihar etti? yanında hazırladığı diğer ip kimin içindi? baba nasıl bir insandı? gibi kafama takılan sorular var.

    !---- spoiler ----!

    keyifli bir film tavsiye ederim.
  2. filme binbir zorlukla, acıyla, ben dışında bikaç kişiyi daha topladıktan sonra ulaştım ve.. ekşinin filme çok haksızlık ettiğini düşündüm film boyunca.. çünkü yorumlarını okuduktan sonra kararsız kalmıştım...

    tatlı bir hikayenin işlendiği göndermelerin ve küfürlerin çok yakıştığı bir dram filmidir kendileri ,komedi falan demişler ama komedinin serpiştirildiği bir dram filmiydi tam olarak. ama dramı da çok tatlı bir seviyede tutmuşlar..

    “allah lükstür lüks!”

    !--!özetle film güzel ama salon bomboştu arkamdaki çifti saymazsak. ..
    o da bizim ayıbımız :/

    bir küfür olarak (*:ağzına oturduğumun çocuğu) xd
  3. filmi izlerken diyalog akışları yetersiz ve bir türlü film başlangıç yapamadı daha doğrusu akıp gidemedi gibi düşünüyordum ki ilerleyen dakikalarda fikrim değişti ve film yavaş yavaş seyirciyi içine çekmeyi başardı. izlendikten hemen sonra değerlendirilmemeli, araya bir süre girince filmin çok kaliteli olduğunu söyleyebilirim. yönetmen yeni nesil umut vadeden isimlerden; bir zeki yada nuri kumaşı yok ama çok istediği ve iyi bir şeyler yapmak istediği belli. filme komedi diyen hangi çılgın bilemem, film ağır dram, bir yol ve hesaplaşma öyküsü. bir iki yerde tebessümlere kahkaha eşlik edince insanlar filmin türüne komedi deyip sıyrılıyor demekki.