• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
kelt rüyası - mario vargas llosa
kelt rüyası, 2010 nobel edebiyat ödülü'nü kazanan perulu büyük yazar mario vargas llosa'nın aynı yıl yayımlanan romanı. 1903 yılında kongo'da başlayıp 1916 yılında londra'da bir hapishanede sona eriyor. aslında anlatılan, yaşanmış bir hikâye. hem bütün ömrünce ilkelerine sadık kalıp insancıl duygularla hareket etmiş bir kahraman ve kurtarıcı, hem de ahlaksız damgası yemiş karanlık ruhlu bir insan olarak birbirine tezat oluşturan çok yönlü bir kişiliğe sahip efsanevi ırlandalı vatansever roger casement'ın başından geçen olaylar...

casement, sömürgeciliğin korkunç yüzünü gün ışığına çıkaran ilk avrupalılardan biridir. belçika kongosu ve amazon ormanlarına yaptığı zorlu yolculuklardan geriye, dönemin kamuoyunu ayağa kaldıran unutulmaz iki rapor kalmıştır. bu yolculuklar ve yaşadıkları, ca-sement'ın hayatını sonsuza dek değiştirecek ve onu yıllardır hizmetinde olduğu ıngiltere'den koparıp ırlanda milliyetçi hareketinin içine atacaktır.

roger casement gerçek hayatında çift kişilikli bir insandır. doğruluğu kuşkulu olan günlüklerinden alınma notların açıklanmasıyla hayatının son günlerinde ortaya dökülen müstehcen seks maceraları, milliyetçi yandaşları arasında gözden düşmesine neden olmuştur.
  1. irlandalı idealist-devrimci sir roger casement'in hayatını ciddi biçimde irdeleyen vargas llosa bu romanın hazırlanışı esnasında ciddi bir çalışmaya koyulduğu aşikardır. zihninde tasarladığı bağımsız irlanda imgesinin hayallerini kuran roger casement layık görüldüğü 'sir' ünvanını dürüstlüğüne borçludur ya da ne demeli, belki de günümüz afrika ülkeleri tüm eksikliklerine rağmen bu adama pek çok şey borçludurlar. llosa'da roger casement'in dürüstlüğüne tutkun olacak ki güçlü ve idealist devrimcinin gerçek yaşamını, kurgunun oynak çizgilerinde başarıyla sabitlemiş. kitabı dört kısa bölümle adlandırırsak roger'in hapishane günleri,kongo yaşamı,amazon yaşamı ve zihnindeki bağımsız irlanda imgesiyle giriştiği mücadele şeklinde özetlenebilir.

    casement için idam karar verildiğinde kara günlükler adı verilen ve casement'e ait olduğu iddia edilen bir günlüğün ortaya çıkması kafasını isteyenlere önemli bir koz kazandırır. ve sonuçta dünya değişmez, yetki mekanizmasını oluşturanlar; varlık elde etme ya da öç alma emelleriyle, özü, edebiyatla ve ulusal bilinç tutkusuyla beslenen bir yaşamın sonlanmasını sağlar. kara günlüklerde bahsi geçen olay ne üzücüdür ki casement'in eş cinselliğine dayanmaktadır. neticede hepsi iddiadır zira günlük asla su yüzüne çıkmaz.

    kitap biterken llosa der ki 'bence günlük doğruydu'. işte bu nokta bir garip hissettirir insana, niye? yani hangi sebeplerle sürekli övündüğün tarafsızlığın ile sunduğun eseri, fikrini zikrederek nihayete erdirirsin; aklım almıyor.