• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
kendini arayan adam - mihail nuayme
mehcer (göç) edebiyatının en önemli birkaç şahsiyetinden biri olan mihail nuayme bu eseri 1917'de abd'de üniversiteden mezun olduktan hemen sonra yazmaya başlamış ancak 1918'de i. dünya savaşı'na katılmak üzere fransa'ya gidince kitabın yazımı yarım kalmış ve ancak otuz sene sonra nuayme lübnan'dayken tamamlanabilmiştir.

kitabın kahramanı arkaş'ın hatıraları, esasen mihail nuayme'nin hatıralarıdır. arkaş, suriye asıllı zeki ve çalışkan mihail nuayme gibi üniversiteyi başarıyla bitirmiş, son derece garip ve anlaşılmaz tavırları olan, ailesinin tek çocuğu bir gençtir. arjantin'in rio de janeiro şehrinde oturmaktadır. suriye asıllı bir ailenin kızıyla evlenir. balaylarının ilk gecesinde , rio de janeiro'da kaldıkları otelde bir cinayet işlenir. arkaş, bundan sonra new york'un kahvehanelerinden birinde çalışmaya başlar. insanlarla nadiren konuşur ve sorulan sorulara daha çok "evet" ve "hayır" diye cevap verir. karanlık ve küçük bir odada yaşar. durmadan yazar, yazdıkları insanı düşündürür ve şaşkınlığa sürükler. insana hiç düşünmediklerini hatırlatır. yeni dünyalar, yeni ufuklar açar. arkaş hem öğrenir, hem öğretir. bilinmeyeni bilmek, bildiğini de unutmak ister.(bilgiler idefix'ten alınmıştır)
  1. bir halit ertuğrul kitabı değildir. kitabın orijinal ismi de el-müzekkeratül arkaş'tır. kronolojik olmayan bir günlük şeklindedir. arkaş'ın kendisi ve çevresi hakkındaki düşünceleri kitabın esas konusunu teşkil ediyor diyebiliriz. arkaş düşünen, aynı zamanda düşündüğü üzerine de düşünen birisidir. çünkü arkaş kendisini kaybetmiştir ve kendisini bulması gerekmektedir.

    !---- spoiler ----!

    ben susmanın tadını anladığım halde, konuşanlar konuşmanın acılığını anlayamadılar. bunun için insanlar konuşurken ben hep sustum.

    ben, onların düşüncelerini konuştukları ile değil konuşmadıkları ile kavrıyorum.

    sözler doğru ve yalandan ibarettir. susmak ise hilesi ve yalanı olmayan bir doğrudur.

    fikir bir yerde durmaz, rüzgar gibidir. meralar üzerinde eserse mera kokusu, çöplükler üzerinde eserse çöp kokusu alırsın.

    savaşın en büyük kötülüğü, bedenden önce ruhu öldürmesi. insanın gücünü, içindeki düşmanından dışındaki düşmana yöneltmesidir. aslında insanın, kendinden başka bir düşmanı da yok.

    allah'ım, beni bana unuttur!

    cahilin tanrısı cehaletidir. bilmediğini inkâr etmek, insanın doğası gereğidir. öyleyse insanoğlu, niye kendini inkâr etmiyor?

    !---- spoiler ----!