1. hiç anlam veremediğim öfke. hayatında hiçbir bok becerememiş boktan çirkin kişilerin kıskançlığı da olabilir.

    ben üstün matematik bilgim ve yeteneğim sayesinde hep başarılı bir öğrenciydim. iş hayatımda ne iş yaptıysam hep başarılı oldum. çok kitap okudum. sürekli kendimi geliştirdim.

    toplum ortalamasını baz alırsak çok yakışıklı olduğumu biliyorum. zeki olduğum kadar ahlaklıyım. kimseye zarar vermem parasını çalmam insanları kullanmam. düşündükleri eğmeden bükmeden net söylerim.

    kısa filmci gençlerle tanıştım. napıyorsunuz lan siz derken kendimi uzun metraj film yönetmeni olarak buldum. iki senaryo yazdım.

    sonrasında tecrübelerimi gemçlere aktarmak için iki kitap yazdım. şimdi bir belgesel çekme telaşındayım.

    tıp doktoru olduğumu söylemiyorum. binlerce insanın hayatını kurtardım.

    şu an on tane fakir ama canavar çocuğu okutuyorum. bana adeta tapıyorlar. okulları bitince hepsi on tane çocuk okutacağına şeref sözü verdi. yani sayemde yüz çocuk okutulacak ve onlara da on çocuk okutma yemini ettirilecek. bin on bin yüz bin kişilik zeki çevik insandan oluşan bir ordum olacak.

    bu orduyla dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışacağız.

    şimdi ben kendime bakıp nasıl beğenmeyeyim. buna siz öfkelenebilirsiniz ama kendimi beğeniyorum.
  2. hep rekabetten. "ben güzelim" dediğinde "hepiniz peçeteye benziyosunuz" anlamı da çıktığından dolayı. "akıllıyım" aynı zamanda "siz malsınız" anlamına geliyor ya.
    yok
  3. kendini beğenen, bir kibire bürünmüş insanlar bari, hissettikleri kadar bir şeyler olsalar içim yanmaz. ama hayatta bir arpa boyu yol alamamış, geçmişi hatalar ve yanlışlıklarla dolu insanların kalkıp, acımasızca eleştiride bulunması ve buna hakkı varmış gibi de tavırlarda bulunması resmen bu insanlardan iğrenmemi sağlıyor. bu böyle. ve benim için en azından başka türlü izahı yok.