• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.33)
kill your darlings - john krokidas
1944 yılında işlenen bir cinayet sonucu bir araya gelen allen ginsberg, jack kerouac and william burroughs gibi beat kuşağı yazarlarının ve şairlerinin hikayesinin anlatıldığı kill your darlings'in genç oyunculardan oluşan kadrosunda daniel raddcliffe allen ginsberg’i, jack houston jack kerouac’ı, dane dehaan lucien carr’ı ve ben foster ise william burroughs’ı canlandırıyor. david kammerer’in ölü bulunmasıyla kerouac, burroughs ve carr’ın tutuklanma hikayesini konu alan filmin, yönetmeni john krokidas. bol jazz, bol sigara dumanı ve özgür ruhu barındıran film, gizemli bir ölümün etrafında ilerleyen hikayesiyle de merak konusu olmaya devam ediyor.
  1. ve hipopotamlar tanklarında haşlandılar kitabından esinlenerek yapılmış bir beat kuşağı filmi.
  2. 2013 ingiliz yapımı ve hipopotamlar tanklarında haşlandılar - william s. burroughs, jack kerouac'da bahsedilen gerçek olaylardan yalnızca genel hatlarıyla etkilenerek beat generation'ın yaratıcıları allen ginsberg, jack kerouac ve william burroughs'un yollarının bir cinayet yoluyla kesişmesini konu alan, ilk uzun metraj filmi olmasına rağmen oldukça profesyonel bir iş çıkarmış john krokidas'ın yakın tarihte klasikleşeceğine inandığım biyografik beat filmi.

    film boyunca hakim olan boğucu hava edebi oluşumun kasvetini ve her birinin varoluş sancısını çok net verirken özenle seçilen mekanlar, mekanların tasarımları, vintage kıyafetler ve kullanılan müzikler -özellikle birkaç kez yer verilmiş brahms symphony no.3- izleyiciyi rahatlıkla o döneme alıp götürebilecek kalibredeydi. filmin akışında, bütünlüğünde, etkileyiciliğinde ve hikayenin uygulanışında zannımca hiçbir sorun yoktu; lakin film boyunca rolünün ağırlığından olacak ki allen ginsberg'i canlandıran daniel radcliffe sürekli ayakkabısı vuruyormuşçasına mimikleriyle, verdiği yapay duygusuyla ve elini ayağını nereye koyacağını bilemeyişiyle beni birkaç kez olaydan kopartıp 'yahu başka adam mı bulamadınız?' sorusuna sevk etti. eğreti olmuştu ama çok geçti, olsundu. oyuncu mevzusuna el atmışken dane dehaan'ın karizmatikliğinden ve sağlam duruşundan bahsetmeden geçmek olmaz. elle yapılmış gibi bir yüzle, vücutla birleşen incelikli oyunculuğu son derece etkileyiciydi. severek izliyoruz efenim.

    filmin metni edebiyat tarihinin kanımca en sağlam oluşumlarından birini ele aldığından ve işlenen konunun yaşanmış olduğundan oldukça bağlayıcı ve vurucuydu. yazarların kendi ağızlarından bazı alıntılar vardı ki, filmi durdurup boş duvar seyretmeme sebep oldular. bazılarını şöyle bırakacağım;

    !---- spoiler ----!

    bir allen gingsberg şiiri: be careful, you are not in wonderland. i've heard the strange madness long growing in your soul, in your isolation but you fortunate in your ignorance. you who have suffered find where love hides, give, share, lose, lest we die unbloomed.

    küvette kafası kıyak uzanan william s. burroughs abimizden esintiler: show me the man who is both sober and happy, and i will show you the crinkled anus of a lying asshole.

    ve sanırım en çok hoşuma giden lucien carr'dan gelendi: first thought, best thought.

    !---- spoiler ----!

    uzun lafın kısası; kıyısından köşesinden beat ile ilginiz, bilginiz varsa mutlaka izlemeniz gereken bir film. ayrıca howl - rob epstein ve jeffrey friedman ve on the road - walter salles'a bakmanızda da fayda var.

    iyi seyirleriniz olsun.