1. insani derinden yaralar, hele o zamana kadar kendinjzi güçlü ve kimseye ihtiyaç duymadiginizi saniyorsaniz.

    öyle bir dert gelir ki,
    o güçlü sandiginiz insan,
    bir köşeye comelir, ve hüngür hüngür aglar
    çok yalnizim diye.

    size zamaninda en cok deger veren insanla konusmak istersiniz, o bile dinlemez ya sizi. o zaman ruhunuzun dibinde hissedersiniz

    kimsenin umrunda degilim.
  2. annesi yaşayan bir insan için hiçbir zaman gerçekleşemeyecek durum.
    bir çok baba için de geçerlidir.
  3. benim umurumda olan 5-6 kişi dışında kimseyi umursamadığım için pek derdim olacak olmayan şeydir.
  4. arkadaşlar siz böyle düşünürken sizi çok umursayan biri de, sizin kendisini umursamadığını düşünerek bir yerlerde kahroluyor. bencil olmayı bırakın ve biraz düşünün. bencil olmayı bırakın ve biraz etrafınızdaki insanların farkına varın. bencil olmayı bırakın artık n'olur...
  5. düşünüldüğünde ''kendi'' farkına varmaktır.
  6. bir yerde insanın zihnini açar. tek başına neler yapabileceğinin farkına varırsın ve sonrasında hiçkimseye bel bağlamamanın ne denli özgür hissettiren bir eylem olduğunu anlarsın. hayatından çıkan insanlara bakar ve sadece "tamam" dersin. bu kadar yani. bazen üzülebilir insan ama genel itibariyle alıştıktan sonra rahat hissettiriyor. girince alışıyo insan.
  7. ben de boyle hissediyorum. aslinda umrunda olanlar istedigim insanlar degil nedense. gibi.
  8. birçok defa içine düştüğüm düşüncedir. insanı hayattan kopma ve intihar noktasına getirme olasılığı yüksektir, ama mutlaka bizim farkında olmadığımız birilerinin umrundayızdır sadece fark edemiyoruz. nasıl ve neden farkedemiyoruz inanın bilmiyorum ama bunu fark ettiğimiz anda herşey yoluna giriyor.
    belki de sıkıntı umrunda olmayı beklediğimiz kişinin umrunda olmamaktır. bizi umursayan, bizim için birşeylerini feda edebilecek insanları farkedemeyişimizdir sıkıntı.
    bilemiyorum dostum...
  9. bu olay anne baba olayı değil. bu başka bir mevzu. başlığı açan arkadaşı anladığımı düşünüyorum. yalnızlık ile kimsesizlik farklı kavramlar. bunu anlamanızı bekliyorum sizden. bu hissi birçok arkadaş eş dost yokedemez. sadece bir kişinin yok edebilecegi bir şeydir diye düşünüyorum. bu illa aşık olduğunuz biri anlamına gelmiyor. sadece birilerine "benim sıkıntım var" demeden seni anlayabilecek biri lazım. böyle biri de yok mudur var mıdir varolabilecek birisi midir vallahi ben de bilmiyorum.
  10. arada bir böyle zamanlarda özeleştiriye ihtiyaç vardır.
    bir insana kalbinizi ne kadar açmaya cesaretiniz var?
    yalnız kalmamaya ne kadar cesaretiniz var?
    sizi gerçekten dinleyecek olan insanı aramaya ne kadar cesaretiniz var?

    ne yazık ki insan yalnız bir varlıktır ve sizi gerçekten dinleyen, sizi gerçekten seveni bulsanız bile, o yalnızlık duygusu, yine de içinizde olacaktır. tıpkı aşk gibi güçlü hormon salgılamayı sağlayan durumların yok olmaya başlaması ve vücudunuzdaki dengenin tekrardan vuku bulması gibi. yalnızlık böyle bir şey. ortalık toz duman olduğunda görmezsiniz ama durulmaya başladığı zaman yine çöküverir içinize. böyle zamanlarda, demagojik ruh halinden çıkıp sosyalleşmeye çabalamanızı tavsiye veriyorum.

    aynı zamanda unutmayın ki, en yakın dostunuz, yine sizsiniz. siz, evet siz, kendinizi sevmelisiniz. kendinizle yalnız kaldığınızda, başkasına ihtiyaç duymayacak kadar kendinizi seviniz. böylelikle diğer insanlar bir ihtiyaç değil, bir lütuf olacaktır. varlıkları çoğaltacak ama yoklukları sizi eksiltmeyecektir.

    önce kendinizi sevmeyi öğrenmelisiniz. kendisini seven insan yalnız değildir.