1. günlük 1-2 kadeh tüketimi antioksidan etkisi yaratan, kolesterol metabolizmasını düzene sokabilen içecek.
  2. romantizmin simgesi olan içki. mükemmel sıcak ortamlar yaratabilen, samimiyeti sıcacık hissettiren o güzelim içki şimdilerde on-yirmi tl ye bile satılır oldu. öylesine gereksiz,öylesine lezzetsiz...
  3. aslında bütün üzümlerin suyu beyazdır.

    kırmızı şarap rengini kabuk ve çekirdeklerdeki tanen'lerden alır. (bkz: resveratrol)
    maserasyon işlemi ile beyaz olan üzüm rengi 10-15 gün içinde kırmızıya döner.
    fermantasyon işlemi ile glukoz alkole dönüştürülür.

    sonuç olarak iki aşamalı bir işlemle kırmızı şarap elde edilmiş olur. içeriğindeki resveratrol kanı sulandıran antioksidan özellikli bir maddedir. insan sağlığı için de oldukça faydalıdır.
    üzüm mayalandırılarak şarap, damıtılarak rakı elde edilir.
    üzüm değerlidir arpa ile kıyas kabul etmez.
  4. polifenoller açısından en zengin besinlerden biri. bu da antioksidan içeriğinin oldukça yüksek olduğunu gösterir.
    kalp ve damar sağlığını koruyucu etkisi ve hala üzerinde çalışılan kansere karşı olası koruyucu etkisi de antioksidan içeriğine bağlıdır.

    kalp damar sağlığı koruyucu etkisinde; kadınlarda günde 1 kadeh, erkeklerde 2 kadeh içilmesi en idealidir. ama sağlık için oturup 1 şişe köpek öldüren içmek de tam tersi etki yapar. sorumlulukla tüketmekte fayda var.
  5. hakiki edebiyat gibidir. cümlelerin tüm öğelerini bir bir içine çeker. içene, hitap kişiye, nesnelere bir değer katar. kelimeler özenlenir, bardağın molekülleri ayrılır, sıvılaşır. kendinizi ola ki salvador dali tabosunda bulursunuz. özü üzümdür, ezilen en az üzüm kadar siz. sonra ezilmelerden bir homojenlik oluşur bakarsınız ki bardak siz, şarap siz, hitap kişi siz.. tam siz değil de, homojenlik işte!
    zizz
  6. kuranda yasaklanan içkilerden birisidir.

    üzümden ve hurmadan yapılan içki haram yazar kuranda. o nedenle inanıyorsanız içmeyiniz.

    edit: bilgi içerikli bir yorum zülfiyare dokunmuş. yine üzüldüm. madem hoşunuza gitmeyen bir şey var devam edeyim.

    hinduizm, musevilik, bazı hristiyan mezhepleriyle beraber bazı eski inançlar da alkolle sarhoş olmayı veya alkol tüketmeyi yasaklamıştır.
  7. resveratrol içerir. resveratrolu bazı bitkiler mikroorganizmalar, zedelenme ve ultraviyole ışınlara karşı bir savunma maddesi olarak üretir.

    orta düzeyde alkollü içecek tüketimi ile kardiyovasküler hastalık riskindeki anlamlı azalma birbiri ile ilişkili bulunmuştur. fransa'da diyetle alınan doymuş yağların göreceli olarak fazla olmasına ve sigara tüketiminin fazla olmasına rağmen koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin göreceli olarak düşük olması fransa veya fransız paradoksu olarak bilinir. fransa paradoksu düzenli kırmızı şarap tüketiminin kardiyovasküler hastalıklara karşı ek koruma sağlayabileceği fikrinin doğmasına yol açmıştır. bu nedenle bazı araştırmalar yapılmıştır. bu araştırmaların sonuçları çelişkilidir. bazı çalışmalarda kardiyovasküler hastalık riski şarap tüketenlerde daha düşükken bazı çalışmalarda bir fark olmadığı bildirilmiştir. şarap ile bira veya damıtık(distile) içkiler(viski, rakı, cin, konyak...) tüketenler arasında sosyoekonomik ve yaşam tarzına bağlı farklılıklar bazı araştırmalarda görülen ek yararlı etkileri açıklayabilir. bazı araştırmalarda şarap içmeyi tercih edenlerin gelir düzeyinin diğer alkollü içecekleri tercih edenlere göre daha yüksek olduğu, daha eğitimli oldukları, daha fazla sebze ve meyve tükettikleri bulunmuştur.

    estrojen(östrojen) reseptörlerine bağlanan ve endojen estrojenlere benzer etki gösteren bir bileşik estrojen agonistidir. endojen estrojen reseptörlerine bağlanan fakat endojen estrojenlerin etkisini önleyen bir bileşik estrojen antagonistidir. resveratrolün kimyasal yapısı sentetik estrojen agonisti dietilstilbestrole çok benzer. bununla birlikte resveratrol değişen faktörlere bağlı olarak bazen estrojen agonisti, bazen estrojen antagonistidir. bu nedenle estrojene bağlı kanser geçirmiş ve böyle bir risk altında olan kişiler ile fibrokistik göğüs hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.

    resveratrol antioksidandır ve düşük yoğunluklu lipopretinlerin(ldl, kötü kolestrol) oksidasyonunu önler. fakat resveratrol sitokrom p450 enzimlerinin(karaciğer, metabolizasyon) üzerinde etki gösterir, baskılar. bu nedenle ldl düşürücü statin grubu ilaçları(atorvastatin; lipitor, ator, tarden, vs.,rosuvastatin;crestor, colnar, rosucor, ultrox vs. ) kullananlar kullanamaz.

    gene bu nedenle; nifedipin(nidilat, adalat crono), verapamil(isoptin, tarka) kullanan kalp hastaları kullanamaz.

    gene aynı nedenle; benzodiazepin(diazem, nervium, xanax, rivotril, tranxilene) kullananlar kullanamaz.

    warfarin(coumadin) ve heparin gibi oral antikoagülan(kanın pıhtılaşmasını önleyen veya geciktiren) kullanan kişilerde sadece uzman doktor kontrolünde kullanılabilir.

    resveratrol mucizevi ve o kadar da masum bir madde değil. aynı amaçlarla kullanılabilecek çok daha efektif ve faydalı daha da önemlisi masum ve zararsız hatta başka faydaları da olan bir kombinasyon var.
  8. kapadokya mahzenlerinden aldığım sek, pembe ve öküzgözü şarabın tadını daha da alamadım marketten aldıklarımda. akşam yemeğinde içildiği takdirde güzel bir anı yer edindirirken; tek başına gecenin bir yarısı yahut sabaha karşı içilen şarap şiirlerle bir olup göz doldurur, mahveder, depresyona sürükler. yine de en sevdiğim anlar bu anlardır. şarap evinde tattığım sıcak şarap: baharatı, iç ısıtan sıcaklığı, loş ortamdaki romantizmiyle bende ayrı bir yer edindi. "kış gelse de şaraba gitsek" der oldum. en sevdiğim içki olup, en büyük hayallerime hatta varolan tek hayalime başrol oynar.
  9. eğer yemekle birlikte tüketilecekse kırmızı ete daha çok yakışır. iyi bir kırmızı et ve kaliteli bir kırmızı şarap uyumlu bir ikilidir.

    köpek öldüren gibi sirke türevlerinden uzak durulmalı mümkünse kaliteli olanları tercih edilmelidir. gerçi şarapçılık konusunda çok başarılı olduğumuzu düşünmüyorum ama olduğu kadar artık.
  10. dedemin babaannesi 3 kardeşlermiş. kafkaslarda savaştan kaçıp türkiyeye gelmişler. ama yolda 2 kardeşini kaybetmiş. tek başına kalmış büyük büyük babaannem. bizim köye sığınmış. bir aile almış evine büyütmüş evlendirmiş büyük dedemle. köyde yaptığı turşular dillere destanmış ama. çeşit çeşit turşular yapar, turşu suları da insanları mest edermiş. insanlar kuyruk olurmuş evin önünde. sırf küçük bardak dahi olsa turşu suyu içebilmek için. meğer büyük babaanne turşu suyu diye şarap yaparmış. insanlara bağımlılık yapmış haliyle. ama tadının çok güzel olduğu hala söylenir ailede..

    şarap yalnızlığa, karşılıklı edilen dost sohbetine de, sevgiliyle paylaşılan romantik ortamlarda da iyi gider. her aldığın yudumda bir daha içmeyeceğim desem de o şişe bitiyor..