1. ömr-ü hayatımda kişisel gelişim kitabı okuyarak kişiliğini geliştirebilmiş bir beşere rastlamadım. rastlayan varsa beri gelsin.
    kişisel gelişim kitaplarının kişilere empoze etmeye çalıştığı doktrin, aslında insanların birer birey olmadığı, arı kovanını andıran bir sistemde görevini layıkı ile yerine getirmekten mesul kaybedilebilir ya da zamanla aşınabilir, bozulabilir bir biyomekanik parça olduğu alt metninin zerk edilmesinden ibaret belleğe kodlanmaya çalışılan süslü laflar bütünüdür.
    tek kutuplu dünya yaratma fikrinin ürünü olan bu kişisel gelişim olgusu kişilere;
    daima çok çalış, daha çok çalış. çünkü dünya denilen bu gezegen bir kurumdur. kurumların kar etmesi gerekir. elbette bunu senin gibi araçların kullanımı ile başarabiliriz. sürüden ayrılma ama yenilikçi de ol yenilikçilikte bile amaç, belli bir kitleye değil sistemin kendisine bir faydası olması olsun. iyi ol ama iyiliği erdem ya da artı değer taşıdığı için değil, bazen ihtiyaç duyulabilecek bir gerekçenin koşulu olduğu için yap. iyilik yaparsan ihtiyaç duyduğun bir anda belki biri de sana bir iyilik yapar. (kazan-kazan, al gülüm-ver gülüm, kar - zarar analizi)
    diğer insanlarla yoğun bir iletişim ağın ve güçlü ilişkilerin olsun. çünkü bu kollektif tutum sisteme olan güçlü inanç bağını pekiştirir.
    mutlu ol, daima mutlu ol. mahallenin delisi kadar mutlu ol ki empati yetini kaybedip, yaşanılan hüzün ve acılara duyarsızlaşıp kayıtsız ve apatik toplum yaratma fikrimizde bize yardımcı olabilesin.
    işte kişisel gelişim kitaplarının tamamı bu ve bunun gibi emirler içeren bir manifestodur.
    eski takvim yapraklarının arkasındaki yazıları derleyip de milyon dolarlar kazanından tutun, nasıl çakallaşılır? temalısına, somutluktan ve bilimsellikten kişi nasıl uzaklaştırılır da spiritualist bir mala çevrilir tandanslısına kadar envai çeşidi vardır bu kişisel gelişim kitaplarının.

    ancak hayat bu kitaplarda çizilen statik konumlandırmalarının ötesinde özgün komplike bir yapıdır. tıpkı bilinç gibi. bilinç, dikiş tutmaz, karanlık ve derin dehlizleri vardır ve son derece spontane bir yol izler.

    illaki insan, değer, erdem, adalet, hakkaniyet, dayanışma, bilgi, iş, hür irade, yaratıcılık gibi yetilerin ne olduğu ve nasıl kazanılacağı üzerine kişisel gelişime okuyarak katkıda bulunmak isteniliyorsa bir yerden başlamak adına, sizin için geliyor;
    victor hugo - les miserables
    fyodor mihailoviç dostoyevski - prestupleniye i nakazaniye
    fyodor mihailoviç dostoyevski - budala
    alber camus - la chute
    george orwel - 1984
    aldous huxley - brave new world
    emile durkheim - ahlak eğitimi
    thomas mann - der zauberberg
    gabriel garcia marquez - cien anos de soledad
    gabriel garcia marquez - cronica de una muerte anunciada
    carl kerenyi - prometheus
    richard feynman - surely you re joking mr feynman
    stephen hawking - a brief history of time
    franz kafka- ın der strafkolonie
    franz kafka - das schloss
    wilhelm reich - rede an den kleinen mann
    oscar wilde- the picture of dorian gray
    jared diamond- guns germs and steel
    françois-marie arouet de voltaire - candide
    yaşar kemal - ince memed
  2. okuması eğlenceli olan kitaplar.şu güne kadar belki üç ya da dört tanesini okumuşumdur.hepsinin vermek istediği mesaj aynıydı.cesur ol.gerisini başka bir şekilde halledersin diyorlardı ki bu da doğru.ha siz gidip bestseller kişisel gelişim kitapları alıyorsanız yanlış tercih yapıyorsunuz demektir ama illa bestseller olsun ve yeni bilgiler öğreneyim istiyorsanız almanız için önereceğim kitap paul arden'in kitaplarıdır.diğerlerinden biraz daha farklı gelmişti bana okurken.
  3. insana bir şey katmaz. tam tersi eksiye düşürür.
    okuyucu kitaptaki hayatla gerçek hayatı bağdaştıramayınca titreşim modunda devam eder.
    böyle kitaplar para tuzağıdır.
    ramel
  4. hadi aslanım hadi koçum sen yaparsın dünyanın en akıllı adamı sensin hiç ölmeyeceksin yaşa be türevi gereksiz tümceler barındırır ayrıca bütün genellemeler yanlıştır bu da dahil
  5. hayatım boyunca hiç inanamadım kendilerine, içlerinden bir kaçı okumuş olsam bile. hmm ya sonra? diye kafamda soru işaretleri belirmesine sebep oldular aksine. dün bir ara zweig' in hayatın mucizeleri adlı kitabını okurken orada geçen bir söz beni çok etkiledi. ne olduğundan bahsetmeyeceğim ama şunu söyledim kendime; " senin yıllar yıllar sonra keşfettiğini, adam tek cümle ile özetlemiş."

    bazen de kitap okumanın hazzını neden geç keşfettiğim konusunda kendime çokça kızarım. o anlar biriydi benim için yine.

    kişisel gelişim kitaplarından ziyade biyografiler tanıyıp okumayı daha gerçekçi buluyorum. içlerinde pek çok ders barındıran yaşamlar var.
  6. bunların yerine engin geçtan önereyim ben de
    mutlu
  7. özet geçiyorum:
    hepsi istisnasız zır-va-lık-tır!