1. kitabın el değiştirdikçe değerlendiğine inandığım durumun tersine dönmüş hali .

    yokmuş öyle bir dünya veriyorsun alamıyorsun sorumluluk yok bişi yok yıl geçti hala yok kitabın derdinde değilim dersem yalan olur ama emanet emanet atağa geçiyorum ama yavaş yavaş saldırılarımı gerçekleştirip en son bir fatality ile defterini düreceğim...
  2. sürekli yaptığım şeydir. gelmeyen de çok oldu ama o insanların kitaplığında benden bir hatıra olarak kaldığını düşünmek hoşuma gidiyor. zaten kitaplıkta da yer kalmadı.
  3. kolay kolay kitap vermem, ama ne zaman birine bir 'kitabımı' okuması için versem o kişiyle aram bozuldu.

    sevgilimse eğer cehennem azabıydı. her şey bitmiş ve sen bir kitabın peşinde koşuyorsun, bazen buluşuyorsun, kitabı o kişiden alıp gidiyorsun, bazen de o, kitabı kaybettiğini söylüyor. bazen bir mesaj geliyor, yüzyıllık yalnızlığı okudum, gayet güzelmiş, diyerek.

    deneyim edinip, kitaplara kendim için yazdığım notlar dışında kimse için bir şey yazmamaya, kitabını vermeden aynı kitabı hediye etme gerekliliğini kavradım.

    deneyimler bitmez, ikram da edilmez.
  4. kolay kolay yapmayacağım davranış. çok verdim geri dönmeyen de çok oldu.

    bilmem nedendir kitabın kendisini kitap okumaktan daha çok seviyorum.bu yuzden kitaplarımı kimseye vermem. her kitabımın üstüne ne zaman nerden veya kimden aldığımı not ederim sonra tekrar tekrar acıp kapağına yazdığım o notları okurum ama kitabın kendisini okumaya bir türlü fırsat bulamam.
  5. daha önce verdiğimde ya çok geç getirdiler ya da kitaba zarar verdiler. o zamandan beri gerçekten güvendiğim, kitaplara değer verdiğine inandığım birkaç arkadaşım dışında kimseye ödünç vermiyorum. bu konuda baya hassasım sanırım.
    anna
  6. ben epeyce kiskanirdim kitaplarimi. kitaplikta kalan bos yerlerinden rahatsiz olurdum. mesela simdi gidip bir paragraf okumak istesem okuyamayacagim diye dusunurdum. ta ki tasinirken yer sorunu nedeniyle ailemin evine biraktigim kitaplarimin artik orada olmadigini gorene kadar. bilmem kimler istemis, geri vereceklermis. annemin marifeti tabi. tasolarimi attiginda kizmamistim fazla, babamla birlik olup isi bir adim daha ileri goturdu ve deniz kabuklarim kendilerini copte buldular. kitaplar geri gelmedi fakat kalan esyalarim icin elimde kozum var. simdi evdeki butun fotograflarimi alip goturmemden korkuyorlar.
  7. çok değerli türk dili edebiyatı hocalarımdan birinin değişi ile : "birine kitap vermek aptallıktır, alınan kitabı ilk sahibine geri vermek daha büyük aptallıktır."
  8. aslında insanların okumasını sağlamak güzel bir şey eyvallahta verdiğim kitabin hele ki ben altını cizmissem ve görüntüyü bozmayacak şekilde cizmissem sen kalkıp pembe sarı kırmızı yeşil kalemle aynı yeri cizmemelisin be güzel kardeşim
  9. büyük konuşmayayım ama kesinlikle yapamayacağım eylem...
    içim acır, eksik hissederim...

    hediye olarak alırım ama kendi kitabımı vermem kimseye...

    ekleme: bu yüzden borç vermeyi de sevmem, borç almayı da... içimi sıkar kredi, taksit, borç, birine muhtaç olma hissi... allah korusundur kısaca...