1. bi yerde okumuştum paylaşmak istedigim bir adet oneri var.

    yazma işleminin o gün için sonuna geldiğinizde kafanızdaki sonra paragrafı yazmayın ertesi güne bırakın. böylece ertesi gün başına geçtiğinizde dünün ilhamını kaybetmemiş olursunuz. yazmaya isinma olayını da çözmüş olursunuz.
    abi
  2. yazmayın
    valla bak şaka yapmıyorum. para için yazacaksanız hiç yazmayın. ülkemizde okuyan ve yazana verilen kıymet nispetinde değer göreceksiniz. yayın alemine girdiğinizde o dünya'nın ne kadar zor, ne kadar sizi aşağılayan bir dünya olduğunu öğrenip iyice irite olacaksınız.
    size ve ne kadar okuduğunuza nasıl ve neden yazdığınıza çok çok iyi bir referansınız yoksa bakmayacaklar. dikkate bile alınmayacaksınız.
    bir çok yayınevi dosyanız bize uygun değil diyecek. bunu diyen bir editörse emin olun sizin yarınız kadar okumuş biri olmayacak ve size ahkam kesecek.
    ve kendileri çok kazanmadan size ödeme yapmayacaklar.
    ama popüler şeyler yazarsanız onu bilemem.
    şimdilerde watpadden ünlü olanlar var...
    ama bunlardan hiçbiri umrumda değil benden geriye bir şeyler kalsın diyorsanız; o zaman zaten kim tutar ki sizi...
  3. yazmayı düşünmeyi bırakın , sadece yazın iyi veya kotu ve unutmayın kimse düşmeden koşmayı öğrenemez
  4. önce iyi bir okur olun, sonra da bol bol yazın! maalesef iyi yazar olmanın sihirli bir formülü yok. ama elinizden geleni yapmak ve de çok çalışmak her zaman işe yarar.
  5. !---- spoiler ----!

    kitabı yazacağınız mekan olarak kızılderililerin mezarı üzerine yapılmış bir dağ otelini tercih etmeyin. eşinize ve çocuğuza zarar verebilirsiniz!

    !---- spoiler ----!

    (bkz: the shining - stanley kubrick)
  6. daha önce kitap yazmamış kişilerin verdiği tavsiyeler olduğu için hayli ilginç. kim bilir belkide sahiden işe yarar.
  7. son zamanlarda çıkan popüler yazarlar gibi sadece sosyal mecrada paylaşılabilitesi olan cümlelerden ibaret, aslında bir değere sahip olmayan şeyler yazmayın. cebinize para girecek diye edebiyatı kirletmeyin. şunlar gibi;

    (bkz: ahmet batman)
    (bkz: kahraman tazeoğlu)
  8. o kadar okuyoruz, takip ediyoruz, içselleştiriyoruz, yazarlarla ruhsal bağ kurmaya çalışıyoruz... daha birçok şey hissedip düşünüyoruz ama tavsiye etmek herkesin harcı değil belki geçmiştekiler mezarlarından kalksa da onlara sormadan sohbet etme şansımız olsa belki edebiyatı, edebi eserlerin nasıl ortaya çıktığını iyi özümser dik . yorum yapan youser arkadaşlarımıza katılıyorum biz daha ne olabildik ki bu konuda tecrübe aktarımı yapalım, insanlara ışık tutalım bu affınıza sığınarak cin olmadan adam çarpmak gibi sanattan yoksun şeyler ortaya çıktıkça daha seçici olmaya başladım. endüstriyel herkesi herşeyi tüketiyor, köreltiyor okumaya devam biryudumkitap.com da her mailin başındaki söz gibi bitireyim değerli okurlar var olun.
  9. süslemelere çok girmeyin. betimleme yapacağım diye okuru sıkmak en kötü şeylerden biridir. ben daha çok betimleme/öyküleme karışımı şeyler yazarım ama zaten yazdığım hikayeler gerçek hayatta olsa beş dakşkar falan süreceği için durum üzerine yoğunlaşırım. ama kitap yazacak biri yüzlerce sayfa boyunca durum üzerine yoğunlaşırsa pek okunulası bir şey olmaz. elbette bunu tarihte yapan nice ustalar vardır ama onlar zaten usta olduğu için bunu yapabilmektedir. yeni başlayanlar için çok zor bir şey bu.

    klişelerden uzaklaşın. bir olayın sonucunda olacak şeyi okur az çok tahmin etsin, hepten zihnini daraltmayın okurun ama olay hayal edemeyecekleri farklı bir şekilde biterse elbette okuyucu için güzel bir şey olacaktır. "ooaaa vereceğin tavsiye bu muydu" demeyin. olayın şu boyutu var. okuyucudan zeki olduğunu hafiften hissettirin. bunu gözüne sokmayın ama bunu hissettiğinde daha bir ilgiyle okumaya devam eder. insan kendinden daha zeki birinden öğreneceği şeyler, edineceği bakış açıları olduğunu düşünür. haliyle yazdıklarını da okumak ister. ara ara ufak yanıltmalarla "olum aklımın ucundan geçmezdiiii" diyecekleri şeylerle birazcık hava atın.

    işin içine illa aşk sıkıştırmayın. tamam seviyoruz güzel oluyor ama klişelerden biridir bu da. soğutmayın kendinizden.

    tavsiye alın. tek bir bakış açısındansa birkaç bakış açısını birleştirip en mükemmelini bulmaya çalışın. kendi eksikliğiniz değildir bu. bir insanın bakabileceği açılar sınırlıdır. ne kadar ilginç fikriniz olsa da bir başkasının daha ilginç fikri olabilir. ve belki o düşünce yepyeni düşünceleri açığa çıkarır olay bambaşka yerlere gider.

    her karakterin bir hikayesi olsun. bir geçmişi olan karakterler insanlara daha gerçekçi gelir daha çok benimserler onları.

    şimdilik aklıma gelenler bunlar. ne kadar ciddiye alırsınız o size kalmış.
    jimi
  10. mutlaka daha önceden kitap yazanlar tarafından verilmesi gerekmeyen önerilerdir. okurlar da faydalı şeyler tavsiye edebilir.