1. çalışmış birisi olarak malesef "iş dünyası" ile "hobilerin" karıştırılmaması gerektiği kanısına ulaştım. kitabınızı "çalışan" kişiden alıp önüne geçip kahveni koyup okumak varken tezgahın arkasındaki adam olmak o kadar çekici gelmiyor.
    bakas
  2. öğrenim dönemimde 1 ay kadar çalışmış biri olarak dükkan sizin değilse iş veren iyi de olsa o kadar çekici olmuyor dediğimdir.
    kitapçı açmak, çekici tabi, benim için. onu da burda 2 katlı bir eski kitabevi olan adama sormuştum; bu işten para kazanamazsın, kazanmak istemiyorsan kalkış demişti. *
  3. 'black books' daki gibi olacaksa beni de bu gruba katin
  4. bir hayal..
  5. ek bir geliriniz yoksa ya da çalıştığınız kitapçının sahibi, ortağı değilseniz ülkenin çalışma şartlarında pek de romantik olmayan eylemdir. muhtemelen on, on iki saatlik mesai, sizi kafası ve iki ayağı şişmiş bir varlığa dönüştürecektir. büyük ihtimalle sosyal güvenceniz olmaması da cabası.
    (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir)