• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.71)
kıyamet gösterisi - neil gaiman, terry pratchett
1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan cadı agnes çatlak'ın dakîk ve kat'î kehanetleri'ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. önümüzdeki cumartesi. akşam yemeğinden hemen önce.

iyilik ve kötülük orduları toplanıyorlar. her şey büyük plan'a uygun ilerliyor gibi. yalnız ufak bir pürüz var. birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. ha unutmadan, birileri deccal'ı yanlış yere göndermişe benziyor.

"kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı."
clive barker

"thomas pynchon, tom robbins ve don delillo işbirliği yapsaydı, ancak bu kadar olurdu... inanılmaz."
washington post

"otostopçunun galaksi rehberi'nin soyundan geliyor..."
new york times

"monty python uçan sirk'in kaleme aldığı vahiy kitabı gibi adeta."
phoenix new times
  1. fantastik edebiyatın iki önemli isminin -o zamanlar bu kadar tanınmıyorlardı- bir araya gelerek yazmış oldukları harika eser. şu zamana kadar kıyamet ile ilgili tonlarca kitap yazıldı , film - dizi çekildi. hiç birisi bu kadar eğlenceli değildi.

    mizah , popüler kültüre göndermeler , gediğine sokulan laflar , nokta isabetli insan tahlilleri. okuduğum en yaratıcı kitaplardan birisi olabilir. zaten şu an bir kült olarak görülüyor.

    yani düşünün ki şeytanın oğlu dünyaya son vermesi için gönderiliyor ve bu çocuk taşrada yetişip " bilemem ki ben öle şeler , sen dicen bana " diye konuşabiliyor. şeytanımız crowley'nin arabasına taktığınız herhangi bir kaset 15 dk sonra queen kasedine dönüşüyor. supernatural de geçen castiel karakteri de büyük ihtimal kitaptaki aziraphale karakterinden esinlenmiş. şeytan ile meleğin dostluğu , cadı avcıları , kehanetler ve tarihin görmüş olduğu en eğlenceli kahin cadı agnes çatlak.

    hikaye bir kaç farklı koldan ilerliyor. bütün geçişlerde karakterler ayrı ayrı ilginç , okuması ayrı ayrı keyifli. nasıl bir şey biliyor musunuz ? bir çocuğa kıyameti anlatın (bunu yaparken incilden faydalanın) ve bunun hakkında bir kitap yazmasını isteyin. tahminimce sonuç kıyamet gösterisi'ne çok yakın olacaktır.

    bununla birlikte kitaptan bir kaç alıntı paylaşayım ;

    " tarihteki pek çok zafer ve trajedinin insanların özünde iyi ya da kötü olmasından değil, insan olmasından kaynaklandığını bilmek, insanları anlamaya yardımcı olacaktır. "

    "seninkilerin silahları onaylamadığını sanıyordum" dedi crowley. silahı meleğin tombul elinden alıp göz hizasına kaldırarak kısa namlu boyunca baktı.
    "şu sıralar onaylıyorlar," dedi aziraphale. "manevi tartışmalara ağırlık kazandırıyorlarmış. doğru ellerdeyken elbette."

    "küçük uzaylı, arabanın yanından geçerken anlamlı anlamlı newt'a bakıp “co2 düzeyiniz 0.5 artmış” diye hırıldadı. “dürtüsel tüketicilik eğiliminin etkisi altında baskın tür haline gelmekle suçlanabileceğinizi biliyorsunuz, değil mi?” "

    " “geçen gün söylediğin gibi,” dedi adem. “korsanlar, kovboylar, uzaylılar falan hakkında okuyarak büyüyosun ve tam dünyanın harika şeylerle dolu olduğunu düşünmeye başladığında sana yalnızca ölü balinalar, kesilmiş ormanlar ve milyonlarca sene boyunca gitmiycek nükleer atıklar olduğunu söylüyolar. bana sorarsanız büyümeye bile değmez.” "

    benim en çok sevdiğim tespit ise crowley'den geldi. kendisine göre şeytanların dünya'da bir işe yaramadığı , insanların kendi başlarına , şeytanların aklına bile gelemeyecek kötülükleri birbirlerine yaptığını düşünüyordu. hatta bazı konularda şeytanlar insanları örnek almalıydı.

    ne diyeyim , ne söyleyeyim. çok güzel kitaptı sonuç olarak. doya doya güldürdü , eğlendirdi.
  2. salyangoz yayınlarının "bir kıyamet komedisi" ismiyle piyasaya sürdüğü, muhtemelen hiç bir yayınevi tarafından hakkıyla çevrilememiş olan roman. benim tecrübemde kitabın sarması biraz geç oldu ancak güzel oldu, ki bu da ancak çeviriden dolayıdır diye düşünüyorum.

    ilginç bir konu, çok güzel bir anlatımla, çok iyi bir şekilde işlenmiş. neredeyse her cümlede ayrı mizah öğesi, her paragrafta bir gönderme ve özellikle her biri insanı gülümseten dipnotlarla kesinlikle okunması gereken bir kitap kendisi.
  3. muhteşem iki dehanın kaleminden çıkma enfes bir kıyamet kitabı. sesli gülmelerim o kadar arttı ki bir süre sonra kitabı insan içinde okumamaya karar verdim. kitaptaki hangi bölümün hangi usta tarafından yazıldığı net açıklanmasa da neverwhere'deki tarzından dolayı kokusunu nispeten daha iyi aldığım neil gaiman'dan ziyade terry pratchett'e ait olduğunu düşündüğüm kısımlara bittim. dipnotlar muhteşem.

    yarı zamanlı sahaf melek aziraphale'in yüzyıllardır biriktirdiği nadir kitaplar arasındaki sıçacam böle işin içine incili'nin detayları muhteşem mesela.
    ayet 25 ve rab tanrı doğu kapısını bekleyen melek'le konuştu, sana verilen alevli kılıç nerede?
    ayet 26 ve melek dedi ki, az önce buradaydı, bir yere koydum herhalde, bir gün kendimi bir yerde unutacağım bu gidişle.
    ayet 27 ve rab tanrı ona bir daha sormadı.

    kitaptaki karakterlerden biri metatron yani tanrı'nın sesi. ama dipnottaki açıklama "tanrı'nın sesi. ama tanrı'nın sesi değil. başlı başına bir varlık. tıpkı başbakanlık sözcüsü gibi."

    film haline gelse crowley ya da aziraphale'den birini steve buscemi oynamalı diye düşünüyorum, meleklerdeki mizahın inceliğini ve aykırılığını nefis yansıtır gibime geliyor.