1. bir adacığın üzerine yerleştirilmiş istanbul'un dekoratif nesnesi.
  2. türk dizilerinin vazgeçilmez geçiş öğesi
  3. bedri rahmi'nin de bir şiirine konu olmuştur.
    istanbul deyince aklıma kuleler gelir.

    ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır.

    ama şu kız kulesinin aklı olsa, galata kulesine varır.

    bir sürü çocukları olur”
  4. istanbul'u güzel kılan, manzarası güzel yerlerden biri. kız kulesine takıntılı olan sunay akın için ise :

    karanlıktan korkan çocukların
    müzik kutusudur kız kulesi
    kapağı açıldğında
    dansa başlayan balerin
    hınzır martıların şakalarıyla
    ıslanır elbisesi

    vapur dumanından
    bir bulutun içinde
    kanlı dağlara
    yakamoz gönderir kız kulesi
    üzülmelerini istemez
    kürt çocuklarının
    yıldızsız gecelerde

    köşesindeki mavi bir islemlede
    duvarına yasladığı bisikletlerin
    kiralanmasını bekler
    şaşkın bir ihtiyar
    ve çoraplarına gizlediği
    yasak şiirleri
    ele vermemek için
    kız kulesi'nin eteklerini uçuşturmaz rüzgar

    boğaz'dan geçen gemilere
    engel olmasın diye
    istanbul'un saçlarını toplayan
    beyaz bir tokadır kız kulesi
    açamk isteyen şarapçılar
    salacak'tan uzanayım derken
    düşerler denize

    başında beyoğlu sarhoşluğuyla
    izin dönüşü
    ocağa gider bir maden işçisi
    ki fener yerine
    aydınlatır yolunu
    elinde tuttuğu kız kulesi.
  5. kız kulesi'ne yazılmış sunay akının dizeleri çok etkileyicidir:

    "çocuğunu asma köprüde sallayan
    bir annedir istanbul
    ki onun
    içi süt dolu
    biberonudur kız kulesi
    soğusun diye suya tutulan "
  6. camdan bakılır
    ilgaz
  7. efsaneye göre galata kulesi, kız kulesine sevdalanmış. ama sevdasını bir türlü diyememiş. aslında kız kulesi de ona sevdalıymış. uzaktan uzağa bir sevdaymış bu. oldukları yerde aşklarından yanar dururlarmış. sonunda galata kulesinin canına tak etmiş. bir mektup yazmış. hezarfen mektubu almış. bırakmış kendini, galata kulesinden kız kulesine. ama mektuptaki aşk sözleri o kadar ağır gelmiş ki taşıyamamış, düşürmüş denize.

    şimdi ademoğlu, havvakızı 'hezarfen uçmayı başaran ilk insandır.' der, oysa ki bu hikayeye vakıf olan bilir ki hezarfen uçmamış, aşıkları kavuşturmaya çalışmıştır.
  8. zamanında kız kulesi bana çok iyi poz vermişti #81501