1. yalan tohumdur. bire kırk verir. verdiği kırkın her biri bir tohumdur kibire kırk verir. – bilgi de tohumdur. bire yüz verir. verdiği yüzün her biri bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. – zeka sudur. tohumları yeşertir. yalanı da bilgiyi de. – yetenek topraktır. ne ekersen onu biçersin. ekmezsen üzerinde ayrık otları biter. – emek güneştir. tohuma da suya da toprağa da hayat verir. – kader çadırındaki kilim gibidir. ipliğini ulu manitu verir sen dokursun. deseni sendendir, renkleri tanrı’dan. – şans doğal gübredir. …tan bir şeydir yani. ne zaman nereye düşeceği belli olmaz. kilimine düşerse kirletir.desenini değiştirir. her şeyi berbat eder. oysa toprağına düşerse besler.

    yukarıdaki dizelerin sahibi oturan boğanın lideri olduğu onurlu halk.
    beyaz adama alerjileri var söylemedi demeyin.
  2. türklerin zorla akraba edindikleri kadim halk. cengiz han ile oturan boğa'nın akraba olduğu hangi kafa öne sürebilmiş, merak ediyorum doğrusu *
    baran
  3. neil armstrong ve buzz aldrin le yaşlı bir kızılderili arasında şu şekilde bir hikaye geçmektedir.

    apollo 11 ay'a ayak basmadan önceki aylarda abd'nin batısında ıssız bir çölde eğitim görüyorlardı. bu alan pek çok kızılderili topluluğuna ev sahipliği yapıyordu.
    bir gün eğitim sırasında astronotlar yaşlı bir kızılderiliyle karşılaşır. adam orada ne yaptıklarını sorar. astronotlar kısa süre içinde ay'a yapılacak bir araştırma seyahatinin parçası olduklarını söylerler. yaşlı adam bunu duyunca bir an sessiz kalır, sonra astronotlardan kendisine bir iyilik yapmalarını isterim. astronotlar "ne istiyorsunuz?" diye sorarlar. yaşlı adam, "kabilemdeki insanlar ay'da kutsal ruhların yaşadığına inanır. onlara halkımdan önemli bir mesaj iletmenizi isteyecektim." astronotlar "mesaj nedir?" diye sorar. adam kendi dilinde bir şeyler mırıldanır, sonra da astronotlara bunu ezberleyene kadar tekrar etmelerini söyler. astronotlar "bu ne demek?" diye sorar. "bunu size söyleyemem. sadece bizim kabilemizle ay ruhlarının bilebileceği bir sır," der. üsse geri döndüklerinde astronotlar uzun uğraşlardan sonra yerel dili konuşabilen birini bulurlar ve ondan mesajı tercüme etmelerini isterler. ezberledikleri şeyi söyleyince çevirmen kahkahalarla gülmeye başlar. nihayet sakinleşince, astronotların o kadar dikkatle ezberlediği sözlerin "bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. topraklarınızı çalmaya geldiler," olduğunu söyler.

    kaynak: hayvanlardan tanrılara sapiens
  4. günümüzde çoğu abd'nin oluşturduğu kızılderili bölgelerinde yaşayan halk.

    çoğu devletten gelen "biz geçmişte bir takım haltlar karıştırdık, alın bu parayı ve pek de sözünü etmeyin" parasıyla geçinir ve işsizdir.

    ayrıca yine aynı sebepten ötürü üniversiteye gidecek olan bir kızılderili devletten teşvik alır.

    tabii en son 4 yıl önce falan böyleydi, şimdi nasıldır bilemem.