1. amerika kıtasında feodal kabileler halinde yaşamakta olan yerli ırkın kristof kolomb sonrası uğradığı soykırımdır.

    western filmlerinden veya teksas, tommiks kitaplarından tanıdığımız apache, comanche, cherokee, cheyenne, sioux gibi kabileler halinde yaşayan amerikanın ilk sahipleriydi. onlar için sonun başlangıcı ispanyol gezgin kristof kolomb'un amerika'ya ayak basmasıyla başladı.

    kolomb'un askerleri kızılderilileri vahşice katlettiler. on binlerce kızılderili öldürüldü. kolomb'un ispanya kralına yazdığı "buradan satılabildiği kadar köle gönderebiliriz." demesi üzerine diğer sömürgecilerin de gelmesiyle birlikte kızılderili katliamı hızlanmıştır.

    papaz motolinia, beyaz adamın yaptığı vahşet için söyle diyordu:

    "kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. bu haraçları veremediklerinden ötürü kızılderililer işkence acıları altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. zira ispanyollar onlara hayvani bir vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı."

    kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor, vücutlarından yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. kızılderili kadınlar sıra hâlinde direk ve ağaçlara, çocukları da onların ayaklarına asılıyordu.

    bu soykırım 19. yüzyıla kadar devam etti. amerikan ordusu "yerli problemi"ni kontrol altına almak için, çiçek mikrobu bulaşmış battaniyeleri, özellikle büyük düzlüklerde yaşayan kızılderililer'e gönderdi. missisippi'de amerikalı bir doktor, 12 yerliyi, pellagra hastalığının tedavisindeki araştırmaları için kobay olarak kullandı. 1932'de tuskegee frengi deneyi olarak bilinen çalışmada, 200 kızılderili ve zenciye, kobay olarak frengi mikrobu bulaştırıldı. bunlardan 100'ü ölürken geri kalanı kabilelerine geri gönderilmişti.

    oysa onlar beyaz adamı sevinerek karşılamışlardı. beyaz adam onları ölümle ve vahşetle tanıştırdı. amerika'nın ilk sahipleriydi. günümüzde ermeniler, yahudiler gibi "ama biz katliama uğradık'" diyemiyorlar. çünkü onların diesporaları ve lobileri yok.

    (bkz: kızılderililer - bartolomeo de las casas)