1. kışın sahte ısıtan, yazın sahte serinleten,
    görüntü kirliliği yaratan, odanın havasının kalitesini bozan bir alet.
    yılda bir kaç arıza yapar arızanın ne olduğu belli değildir, ya gazı bitmiştir, ya sigortası atmıştır. montajı eziyet, söktürme bedeli bile klima'nın fiyatından pahalı.
    nefret ediyorum kendisinden serinlemek isterken beter hasta edebilir.
    üşütmesini, faranjitini geçtim, klima mikrobu adında daha tehlikeli boyutu da cabası.
    bir de arabalarda klima var ki açtığında kaçan benzin parasını iki kez düşünmelisin malum dünyanın en pahalı benzini bizde dünyanın en pahalı havasını da tüketiyor olabiliriz.
  2. iklimleme cihazı. kıçınızı kurtarır.
  3. "klimada neymiş balkona su döktüm buz gibi oldu" cümlesini hatırlatan kelimedir kendileri
  4. benim aklıma ilk gelen lejyoner hastalığıdır.
    havayı kurutur bir kaç saat çalıştığı odadan çıkmazsanız boğazınızdaki kurumayı hissedebilirsiniz.
    benim öneri çalıştırınca açılan kapağın bir kenarına ıslatılıp suyu sıkılmış bir bezi asmanızdır.
    havayı fazla nemlendirmez ama. en azından geç kurumasını sağlar.
  5. daha çok soğutma amaçlı kullanılan cihaz.
    yüksek hava sıcaklıklarında kullanılamazlar.
    uyutmayan, bunaltıcı havaların imdat düğmesi.
    ramel
  6. bir nevi pişmaniye ; açan da pişman, açmayan da :)
    bugün ofiste kendimizi deney grubu ilan ettik, klimayı açmadan oda sıcaklığı ölçüyoruz, an itibariyle 31.3 santigrat derece :(
  7. willis h. carrier tarafından bir matbaanın deforme olan kağıtlarının korunması amacıyla geliştirilmiştir. 1902'de bir de. daha kağıt nedir bilmeyen ülkeler vardı. aferin willis.