1. haberin kaynağı makrodalga nickli ekşi yazarı, bu da açtığı başlık (bkz: https://eksisozluk.com/kocaeli-cocuk-rehabilitasyon-merkezindeki-olaylar--5077810?day=2016-03-30)
    daha sonra yazarın gözaltına alındığı haberi de ekşi ye düşmüş. (bkz: https://eksisozluk.com/30-mart-2016-makrodalganin-gozaltina-alinmasi--5078298?day=2016-03-30)
    makrodalga'nın anlattıkları tüyler ürpertici, takibi yapılması gereken bir haber. o yüzden burada da başlık açmanın faydalı olabileceğini düşündüm. haberin linkinde görüntüler de var.
    http://www.mynet.com/haber/guncel/kocaeli-cocuk-rehabilitasyon-merkezinde-imdat-cigliklari-2381469-1

    edit: bahsedildiği gibi, büyük ihtimalle kurum; gizli kalması gereken bir rehabilitasyon merkezi. orayı istemeden de olsa deşifre eden arkadaşın iyi niyetinden şüphe etmemek lazım. eğer gizli kalması gereken bir yerse, bunun için gerekli önlemlerin alınması gerekirdi. yazar arkadaşa bundan dolayı hukuki bir sorumluluk yüklenirse eğer, hepimizi üzecek mağduriyet yaşamış olacak maalesef. inşallah zor durumda kalmaz. ayrıca zamanında o bölgede yaşamış biri, ekşi'de oranın gizli olmadığını hatta otobüs güzergahında "rehabilitasyon merkezi" durağı olduğundan bahsetmiş; bu da kafa karıştırmadı değil biraz. bunun üstüne, yer açığa çıktığı halde hala resmi bir kaynaktan açıklama gelmemesi, hem olayları bu kadar karmaşıklaştıran hem de şüpheye sebebiyet veren temel husus.
  2. yanılmıyorsam yetkili merciiden bir açıklama yok. olsa ne olacak gerçi ne diyeceklerini az çok tahmin ediyoruz hepimiz. utanıyorum yahu bu ülkede güvenilecek bir otorite kalmadı artık, bu ülkede çocuk olmak da zor yetişkin olmak da genç olmak da. bu ülkede yaşamak çok zor. elimizden yine bir şey gelmeyecek galiba.
    bozuk
  3. adı ve adresi gizli kalması gereken bir kurumun ifşa edilmesi durumudur.

    bu tarz merkezlerde özellikle tabela bulunmaz, adresleri gizli tutulur.

    olayı gören arkadaşlar durumu 155 e anlatarak doğru yapmışlar, polis gelmiş olay kayıtlara geçmiş.

    yanlış yaptıkları şey ise görüntüleri internete yüklemiş olmaları, kurum ifşa edildiği için dava açabilir ve hatta ceza alabilirler.

    bu gibi durumlarda akıllıca davranmak şart.

    olayın aslını avukat hanım güzelce açıklamış
    http://www.hukukihaber.net/m/?id=4711&t=makale
  4. aile ve sosyal politikalar il müdürü bekir yümnü açıklama yapmış : "önlem amaçlı kurum içi arama yapıldığı sırada çocuklar pencerelere çıkıp bağırmışlar. olay bundan ibaret." cumhuriyetin haberi

    allah aşkına* çocukken hepimiz lisemizde, bazılarımız ilkokulda aramalarla karşılaştık bu şekilde bağıran birini gören, duyan olduysa gelsin söylesin ben iki bileğimi kesicem. yazık bu insanlara. yazık.
    bozuk
  5. arkadaş kimi kimden saklıyorlar anlamıyorum. bildiğim tek şey bu ülkede bir şeylerin gizli kalması gerektiği söyleniyorsa işkilenmek lazım. yok devlet gizli tutuyor, yok rehabilite ediyor geçin bu palavraları. bu işi ortaya çıkaran çocuğu nerdeyse yok edecekler. bence dayanışma adına bu arkadaşların başına gelenlerin sürekli takipçisi olmalıyız.
  6. ülkede taciz, tecavüz, hırsızlık, yolsuzluk, yalan suç değil, bunların ortaya çıkarılması suç!
    devlet kurumlarında mağdur çocuklara sistemli tecavüz edilmiyorsa ben de bir şey demiyorum. öldük gömenimiz yok bence. allah kahretsin böyle ülkeyi, böyle milleti!
  7. özel veya devlet hiç farketmez. kurum bakımı, yarı açık cezaevinden hallicedir. kurum bakımına alınan kişi artık o kurumun sorumluluğundadır. kurum dışına ancak mevcutlu çıkabilir.

    odalarda ki kameralar güvenlik amaçlı ve en az 15 günlük kayıt saklamak içindir. herhangi bir olay olduğunda geriye dönük kamera kayıtlarından olayın aslı araştırılır.

    sağlıklı kişi için bile çok can sıkıcı bir durum. kaldı ki burada fiziksel ve duygusal travma öz geçmişi olanlar rehabilite (!) ediliyor.

    kurumdan hizmet alanların her hangi bir psikotik hastalıklarının olmadığını varsaysak bile travma sonrası stres bozukluğu tedavisinin psikiyatr, klinik psikolog ve sosyal hizmet uzmanı tarafından yapılması gereklidir.

    adı geçen kurumda, bahsettiğim mesleklerden elemanlar tam zamanlı çalıştırılıyorsa o kurumda ensar vakfı örneği olayların yaşanması hemen hemen imkansızdır.

    bence kurum sorumlu müdürü kendisine de aşırı gizlilik vehmederek olayın büyümesine neden olmuş.

    müdür, sorumlu vatandaşlık örneği gösteren kişiyi güvenlik görevlisi ile değilde kendisi görüşerek ikna edebilirdi.

    bu cins kurumlarda liyakat çok önemlidir. istihdam edilen personel, yandaş, imam hatip kökenli vb. olduğu için değil, mesleğinde uzman olduğu için çalıştırılmalıdır.

    not: yorumda ki rapor havasını yeni farkettim. mesleki deformasyon affedin.
  8. an itibariyle haberimin olduğu olaydır. bunu yazana kadar ekşide ki pek çok entryi okudum bu konu ile ilgili. daha sonra buraya geldim birde burada konuyla ilgili neler söylenmiş bakayım dedim. sonuç iç açıcı gelmedi çünkü ülkede doğru bir harekette bulunanı tutukladıklarından bu olayı açığa çıkartan yazarların tutuklanmasını gördüğümde otomatik olarak demek ki orada bir şeyler dönüyor dedim. anladığım kadarıyla dönmüyormuş.

    bu konu ile ilgili hiç de profesyonelce olmayan görüşlerimi aktaracağım:


    1- verilen tepki sert kurum müdürünün bizzat konuşarak ikna etmesi gerekirdi.



    2- kurumun bu tip bir durumda ne kadar çaresiz olduğu ortada zannımca oradaki kadınların hiç birisi güvende değil bu kaydı herhangi biri de yapabilirdi veya yoldan geçerken sesi duyan kişiler de kaydedebilirdi.



    3- gerek polisin gerekse diğer yetkililerin olayla ilgili tutumu çok hatalı, kaba bir dille sadece merak ve şüpheyi körüklemişler, bununla da kalmayıp olayın büyümesine neden olmuşlar.



    4- hukuki yasalarla ilgili hiçbir bilgim yok lakin ben böyle bir durum ile karşılaşsam ben de gerek ses kaydı gerekse görüntü kaydı yapar daha fazla kişiye ulaştırmak için elimden geleni yapardım. zira kimse bana daha önce böyle bir şey ile ilgili bilgi vermedi. kimse bana *eğer yolda giderken üzerinde hiçbir tabela olmayan ve genç kadınların çığlık attığı bir bina görüp sonra sert tepkiyle karşılaşırsan olayı didikleme, hele hele ensar vakfı olayı gibi bir olay olursa hiç didikleme orada devletin rehabilitasyon ve koruma merkezi var* demedi. yazarların tutuklanması ve böyle bir muamele görmesi yanlış. kadınların korunma amaçlı orada tutulması yanlış. koruma amaçlı özgürlüğe el koymak mantıklı değil tecavüzcüsünü yakalasana onun yerine hem bu dertlerle de uğraşmazsın.



    5- kurumun müdürü anladığım kadarıyla gereken eğitimi almamış. eğer bu derece güvenlik açısından önemli bir kurumsa değil güvenlikçisi bahçede bulunan köpeği bile eğitimli olmalıdır. yukarıda linki olan haber sitesine de baktığımızda buradaki kadınlardan bazılarının ellerini kestiği biliniyor ve kadın zar zor zapt edilerek hastaneye götürülüyor polisler eşliğinde. bu kadının kendisine veya çevresine verebileceği zararı minimuma indirmek için çok daha özel eğitimli kişilerin atanması gerekirdi. onu geçtim özel güvenlik ne kadar mantıklı bir seçim olabilir ki oraya bu merkez için özel olarak eğitimini almış bir polisin görev alması daha mantıklı olurdu zannımca.

    diyeceklerim bu kadar.