1. erkeğin ya da kadının değil, insanın takısı. pahalısı, sağlamı, atomlusu mesele değil; mesele kullanılması. kolundaki saate sık sık bakan insan için zaman aksesuar değildir.
    abrek
  2. takması alışkanlık haline gelen nesne
    unuttuğunuzda yoksunluk duygusu yaratır
  3. eve gelip kolumdan çıkardığımda tüm negatif enerjiyi üstümden atmamı sağlayan sihirli alet. birkaç tane edinilmeli çok para harcamadan. her yıl bir saat alınsa üç yılın sonunda üç saat yapar. (bkz: matematik)
  4. birini yaklaşık on beş senedir kullandığım, onsuz yapamadığım şey. üç tane kordon parelendi yine ayırmadık yollarımızı. yadigâr olduğundan gözüm gibi bakarım. çalışmıyordur ama olsundur. biz böyle sevmişizdir.
  5. hediye edilmesi çoğu kültürde kişiye oldukça değer verildiğini ve erdemi simgelerken çin kültüründe zamanın geçtiğini ve dolayısıyla ölümün yaklaştığını anlattığı için hediye edilmesi hakaret anlamına gelirmiş.*
  6. olmazsa olmazım. onsuz dışarıya adım atmışsam o gün kendimi yalnız ve mutsuz hissediyorum. gerçekten böyle, abartmışım gibi gelebilir ama saatlerim ki biri bozuldu ve günlerce üzüldüm, benim için çok kıymetli. öyle 15823.. küsür saatim yok ama küçük şeylerden aşırı mutluluk duymak da böyle bişiy olsa gerek..
  7. erkeğin yakışıklılık ve karizma kat sayısını belirleyen kemer,saat,ayakkabı,cüzdan dörtlüsünden en çok gözde olan iki değişkenden biridir.sol kola takılmalıdır.
  8. yılın 6 ayı doğruyu gösteren takı.
    evet, saati ileri-geri almaya uğraşmaktansa 6 ay bir saat gerideyken, 6 ay doğru zamanı gösterirken kullanmak daha kolay geliyor.

    saate baktıktan sonra -6 dk. hesaplamak da gerekiyor.

    gerçi saati öğrenmek için taşıdığım da söylenemez. gözümüz hep bir teknolojik edevatın üzerinde olduğu için her yerde zamanı görüyoruz.
    bilgisayar, telefon, araba, otobüs, metro, tramway, sokak tabelaları.

    hepsi aynı anda bağırıyor aslında: zamanımız dar.

    kol saati sanırım bir takı olmaktan öteye geçemeyecek, buna akıllı saatler de dahil.
  9. türkiyeki zencilerin ana geçim kaynağı ve erkeğin birkaç aksesuarından biridir. patek philippe rolex ten aşağı saat takanların yorum yapmaması gerekir diye düşünüyorum. seiko casio gibi uyduruk saatler takıp bir de kol saati şöyle böyle demiyorlar mı insanı saatten soğutuyorlar.
  10. çok sevdiğim bir item.

    küçükken babam bana hep kol saati alırdı.
    dijital, metal kordonlu, plastik kordonlu, kurmalı...
    çeşit çeşit saatim oldu.
    belki de saat sevgimin temelinde o dönem yatıyor.
    büyünce merak ettim.
    çünkü bir çocuğa bu kadar saat alınması normal gelmemişti bana.

    bir sohbet esnasında babamdan, babasının çocukken ona bir saat alma sözü verdiğini duydum.
    söz vermiş sağ olsun da hiç almamış. zaten bırakıp gitmiş.

    o zaman anladım.
    tabi babamla hiç paylaşmadım bunu.
    her yeni saatte gözümdeki mutluluğu gördüğünde neler hissediyordu acaba.
    yıllar boyu nasıl da uhde kalmış içinde.
    seneler sonra bile unutmamış.

    kendi parama sahip olduğumda bir kendime bir de babama saat aldım.
    kendime casio ona seiko.
    otomatiğinden :)

    kol saati candır.

    babalar daha candır.

    bu da böyle bir anımdır.
    yalan