1. deşarj yöntemidir. bir depolama hastalığı da olabilir.
    sabır işidir, araştırma ister, zevk ister.
    tam bir "zamane" koleksiyoncusu muyum bilmiyorum ama; silgi, kalem, usb koleksiyonum var.
    kalemlerimin tozunu almak, silgilerimi dizip onlara hayranlıkla bakmak beni mutlu ediyor.

    benimkiler o kadar da ilginç koleksiyonlar değil ama bu işin çok enteresanları var.

    ilginç koleksiyonlar
  2. 400 civarı türk ve yabancı kulüplerin futbol formaları koleksiyonuyla katıldığım.
    bakmak, katkı vermek isteyenler için:

    instagram

    not: forma koleksiyonu yapmak futbol fanatikliği değildir. forma demek nostalji demektir, bir galatasaraylı olarak elimde olan hagi forması bana şampiyonluklar hatırlatmaz sadece, o yılları hatırlatır, çocukluğumu hatırlatır, şampiyonlar ligi maçını izleyebilmek için yüzümü soğuk suya sokup uyumamaya çalıştığım 10-11 yaşlarımı hatırlatır.
    veya sadece galatasaraylı olmam elimdeki gökhan gönül formasını sevmeme engel değil.

    ben formaya böyle baktığım için koleksiyonunu yapıyorum, dünyanın bir yerinden aldığım forma da ilerde bana sadece takım çağrıştırmayacak, gittiğim o şehri hatırlatacak,veya bir futbolcudan almak için uğraşmamı hatırlatacak.
    400 forma demek 400 ayrı hikaye demektir.

    o yüzden size, önceden açıklamak istedim forma salt futbol değildir benim için.

    not2: gördüm ki çeşitli koleksiyon yapan yazarlar var, karşılıklı birbirimizin koleksiyonlarına yardım edebiliriz diye düşünüyorum. sıcak bakan varsa konuşalım.
  3. beceremediğim bir aktivite.
  4. küçükken kokulu kağıt koleksiyonum vardı, hala saklarım oldukça geniş bir koleksiyondur küçümsemeyin lütfen. küçük renkli poşetleri ve peçeteleri biriktirme furyası vardı, onlara da azıcık iştirak ettim. bir ara otellerin restoranların verdiği değişik renkli minik kibrit kutularını biriktiriyordum kutunun içine de tarih atardım, onu da bıraktım, hatta üşenmeyip kibritleri yaktım.

    devamlı suretle yaptığım bir tek kendi anılarımı biriktirmek kaldı. kullanamadığım bir iett bileti, sevdiğim bir yakın arkadaşımın saç tokası, mezun olduğum zamanki sınav takvimi, eskiye özlemle sokaktaki bir çocuktan 3-5 katı fiyatla satın aldığım çatapatım, gittiğim müzelerin giriş kartları, tiyatro, sinema, konser biletleri, fişlerin arkasına çiziktirdiğim şiirlerim, ders esnasında arkadaşlarımın bana yazdığı ufak notlar, arkadaşlarla peçetelere yer tarih belirterek yazdığımız saçma yorumlar, babamın verdiği bir köşe yazısı, çokomel kağıdı, lise defterinden kopardığım bir kompozisyonum, ilk cüzdanım, sevgilimle gezinirken arabaya düşen bir sonbahar yaprağı gibi gibi... bunların hepsi ve daha fazlası bir kutuda durur ve ben kendimi çok kötü hissettiğimde onları inceler hayatımın o kadar da kötü olmadığına karar verip yaşamaya devam ederim.
  5. hep istemişimdir şöyle güzel , görkemli , estetik , devasa bir koleksiyonumun olmasını. bundandır ki küçükken (yaklaşık 10 yaşımdayken) izlediğim bir filmden de etkilenerek koleksiyon oluşturmaya karar verdim. izlediğim filmde adamın yanılmıyorsam kelebek koleksiyonu vardı. ben böyle bir şey oluşturamazdım ancak kendimce küçük çaplı bir şeyler yapabilirim diyerek işe başladım. o aralar merceklere ve mıknatıslara çok büyük ilgim vardı. mıknatıs olmaz ama güzel bir büyüteç koleksiyonu yapabilirim diye düşünmüştüm. tabi o zamanlar büyüteç ile karınca yakabilmeyi kazara keşfetmiştim ve büyüteçleri adeta sihirli bir değnek gibi görmeye başlamıştım. böylesine inanılmaz bir aletin koleksiyonu da mükemmel olur diye düşündüm ve biriktirmeye başladım. her hafta biriktirebildiğim kadar parayla büyüteç alıyordum. yaklaşık 1-2 sene sonra bir dolap dolusu büyütecim olmuştu. inanılmaz bir koleksiyon olduğunu düşünüp kendimle gurur duyuyordum ta ki annem koleksiyonumu görene kadar... o zamana kadar gizlemiştim herkesten. annem gördü ve büyük bir hayretle bu ne yavrum diye sordu , bunlar ne ? şey , anne ben koleksiyon yaptım . nasıl sence de harika değil mi? annemin bastığı o kahkahayı hiç unutmam. neymiş benim yaptığım koleksiyon değilmiş. 1 dolap dolusu birbirinin aynısı büyüteç koleksiyon olamazmış , koleksiyon dediğin ayrı parçalardan oluşurmuş. ilk başta emek verdiğim için hazmedemesem de sonrasında kabullendim. ve o büyüteçlerin yarısını atarak koleksiyon kariyerimi başlamadan bitirmis oldum. benim için kötü bir anısı olsa da güzel ve faydalı bir hobidir koleksiyonculuk. koleksiyonunu yaptığınız şeye göre çok ilgi görebiliyorsunuz ve bu insanın hoşuna gidiyor :)
    rosky
  6. plastik boncuk sıkan oyuncak tüfeklerle yapmış olduğum eylem.
    zevklidir, sıkıntılı hissedilen vakitlerde onlarla ilgili ne yapılırsa yapılsın aklı dağıtma özelliği bulunur.
  7. güzel bir etkinliktir bence de.

    sinema bileti, bozuk para, değişik şişeler ve her gittiğim şehirde çektiğim özel bir fotoğraf yaptığım koleksiyonlar.

    hem sebebin oluyor bazen gezmek için, sıkılmıyorsun, hem de anılarını biriktiriyorsun güzel güzel.
    she