1. beynin; olmamış bir olayı, olmuş olduğuna kendini inandırmasıdır.

    bu rahatsızlığın özünde yatan neden hafıza kaybının, kafa travması ya da atardamar anevrizmasına bağlı olarak beyindeki ön ileti atar damarlarının yırtılması olduğu düşünülüyor.

    bu zedelenme oksijen yüklü kanın beynin hafızayı denetleyen ön kısmına akmasını engeller ve bir tür amneziye neden olur.

    nasıl ki aristo'ya göre doğa boşluğu sevmez ise bizim zihnimiz içinde neden sonuç ilişkisindeki kopukluk aynı şekilde sevilmez ve beyniniz böyle bir durumda siz farkında olmadan yeni bir anı formüle eder.

    anılarımız üzerindeki bu manipülasyon fizyolojik sebeplerden olabildiği gibi, kişinin hatırlamaktan üzüntü duyacağı olaylardan kaçmak adına psikolojik sebeplerle de gerçekleşebilir.

    (bkz: elizabeth loftus)

    (bkz: sahte anı sendromu)
  2. "konforbasyon" diye okudum. cahillik başa bela...

    eski zamanlardan bir anıyı anlatırken bazen siz o anının içinde olmasanız da olduğunuza inanırsınız. veya bir başka arkadaşınız o anının içinde değildir gerçekte. ama anlatırken anlatırken, "kimler vardı lan" diye sayarken sizin veya o arkadaşınızın ismi geçer.

    sonra o anıyı yaşayan herkes; gerçekte orada olmadığınız halde sizi veya gerçekte orada olmayan diğer arkadaşınızı o anının içinde olduğunu söyler.

    bu bahsett...
    vay arkadaş ya...
    adam en sona benim yazmaya çalıştığım şeyi bkz vermiş ya la!?
    (araştırdım, aynı şey değilmiş, o zaman devam.)

    bu bahsettiğim durum da konforbasyona dahildir sanırım...