1. bir şeyin kırık, yarım olması mı? yoksa hiç var olmaması mı?
    insanlar adınızı, ne söylediğinizi unutur ama nasıl hissettirdiğinizi unutmaz bence. yani biri seni kötü hatırlayacaksa arkandan küfredecekse hiç tanımaış olması daha doğru benim için. sizce hangisi?
  2. hiç hatırlanmamak. çünkü kötü hatırlandığınızda bunun geri dönüşü yok ama hiç hatırlanmadığınızda kendinizi tekrar tanıtma yada hatırlatma şansınız var.
  3. bu iki seçenek bir sebepten söz konusu olmuşsa artık, en iyisi hatırlamamak.
  4. - nasıl bilirdiniz?
    - vallahi bilmezdik.
    - e bu kimin cenazesi?
    - vallahi bilmiyoruz.
    - niye toplandınız lan o zaman?
    - biri ölmüş dediler.
    - kim ölmüş demediler mi?
    - demediler. dedilerse de unuttuk.
  5. kötü hatırlanmakla ilgili bir derdim yok. ama hatirlanmayacak kadar silik biri olmak hayal kırıklığına ugratir beni.
  6. anılmakla hangi ruh olmaz ki sarhoş.
  7. hatırlanmamak bana kalırsa. gerçi hatırlanmamaktan şikayetçi olsam da bazı bazı, yine de kararım kesin.
    iyi ya da kötü fark etmez; hatırlanmak hoş değil. iyise kotuye, kotuyse daha da kötüye gider bu durum ve öyle hatırlanırsınız. onu da geçtim bu hatırlanma, ister istemez bir beklenti oluşturur. geçmişte neysen gelecekte de o olacaksın diye bir kaide yok ama öyle hatırlanınca dert oluyor işte.
  8. ikisininde pek bir önemi yoktur aslında. yaptıklarımızla birilerine dokunabilmek başka pencerelerden bakmalarını sağlayabilmek önemlidir. bunlardan sonra insanların hatırında kötü bir imaj bıraksakta hatırlanmasakta birilerini etkilemek yeterlidir. sonuçta sadece bizim tekelimizde olan bir şey değil. bence önemli olan kendi hatırımızda nasıl biri olduğumuzdur.
  9. "dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek"
  10. kötü hatırlanalım boş ver hiç hatırlanmamaktan daha iyi... hiç hatırlamamaktan... en azından beraber vakit geçirdik ve ilerde ünlü birisi olabilirseniz sizin hakkınızdaki fikirleri değişebilir.