1. bir egitimci olarak beni ziyadesi ile rahatsiz etmeye baslayan kampanyalardir. yoksulluk en buyuk sorunlarimizdan birisi ve firsat esitligini saglamak gunumuz dunyasinda gercekten zor bir hedef. ben ipin ucundan tutayim, elimden geleni yapayim da gerisi gelir dedim bu zamana kadar ama artik dayanamiyorum. bu is gosteriye dokuldu. birkac cumle etmek istedim.

    egitim politikalarimiz sonucunda zaten sorunlu olan koy okullarimiz hepten terk edildi. bu sacma politikalarin dogurdugu diger sorunlara deginmeye ne zaman yeter ne kelimeler. sosyal medyada durmadan bir imza kampanyasi, bir kitap toplama kampanyasidir gidiyor. gecenlerde bu platformda da bir baslik acildi ve gereksiz polemiklere girdim. ogrencilerimizi afise ederek, onlarin yoksulluklarini diger insanlara gostererek vicdan masturbasyonu yapan bir kitle turedi. ogretmenlik meslek etiginin en onemli olayi ogrenci bilgilerinin gizliligidir. ilk bu ogretilir egitim fakultelerinde. fakir ogrencisinin ucu delik ayakkabisi ile foto paylasan ogretmen arkadaslar turedi. aldigi hediyelerin yada yaptigi yardimlarin fotografini halka gosterip aferin bekleyen bir kitle var. bu sorunumuzun diger bir kismi. cocuk istismarinin farkli versiyonu.

    gelelim yardim kampanyalarina. bu tarz kampanyalarda ogrencinin ihtiyaci temel duzeyde kirtasiye malzemesi ve sinif kutuphanesi seklindedir. bir koy okulunun ihtiyacini o koy yerine getiremiyorsa benim cok uzaklardan kargo ile gonderdigim 5-10 kitap sadece kargo sirketlerine kazandirir. yerel cozumler bulmak yerine tum yurdu seferber edilmesi o bolgenin halkina hakarettir. koy fakir ise ilcesi var, ilce fakir ise valiligi var. gerekli birkac ziyaret ve telefon gorusmesi ile mudurler, ogretmenler okullarinin ihtiyacini karsilarlar. karadeniz ve dogu koylerinde bu tarz kampanyalar artti. ogretmen arkadaslar bunu bir yarisa cevirdiler. sosyal medyada kim daha duyarli yarismasi var ve kullandiklari malzeme ogrenciler.

    bir kitap, bir defter bile farklilik yaratir diye cikisacaklar var. evet bir kitap yeri gelir hayat kurtarir. yardim yapmak , birilerine faydali olmak gerekliliktir modern toplumlarda ama bu sekilde olmaz. cocuk istismari sadece cinsel istismar degildir. izin alinmadan paylasilan bir fotografta istismardir. bu cocuklari afise etmekte istismardir. duygusal gelisimlerini etkiler. doguda 2 yil, karadenizde 1 bucuk yil calismis bir egitimci olarak neler gordugumu anlatacak degilim. evet zor durumda olanlar var, yardima ihtiyac duyanlar var. geregini yapmak hepimizin gorevi, ben ustume duseni yaparim ve bunu kimsenin bilmesine gerek yok. yillardir bu sekilde devam etti zaten egitim ogretim. ogretmenlerin kisisel cabalari ile yetisti bu nesil. simdi kokulu silgi uzerinden duygu somurusu ile yardim toplamak o sinif ogretmenine bence hakarettir. diyarbakirda bir okulda 10 ogretmen varsa oraya ben ankara'dan kalem defter gondermeye utanirim.

    benim cozum onerim, illaki tanidiginiz ogretmenler varsa koy okullarinda calisan direk onlarla iletisime gecerek yardim yapiniz. sosyal medya uzerinden reklam ile yardim olmaz. yanlis anlasilmamisimdir umarim.