1. fransızca cravate kelimesinden gelir, ilk olarak hırvatlar tarafından kullanılan boyun bağına ithafen croates kelimesinden türemiştir. nerden geldik buraya?

    yer dünyada bir yerler ...

    başkası adına utanmak diye bir şey var, gerçi buradaki durum benim açımdan başkası adına değil ülkem adına utanmak... where is the .....kravat... dünya liderine bak hele

    bu arada çipras "alışılagelmiş ve 'ezen' diye tabir ettiği düzene tepki olarak takım elbise içine kravatı tercih etmiyor." imiş, anlatamazsın...
    mesut
  2. modern dünyada, nerede, ne zaman kullanıldığına göre kimliğinize olumlu veya olumsuz katkılar yapan, oldukça ilginç bir aksesuar. bir okulda takıyorsanız ve kravatınız sonuna kadar çekilmişse örnek öğrencisinizdir fakat kravatı olması gerekenden daha aşağıda kullanıyorsanız bu sizi ister istemez serseri kılar, size dönük ön yargıların fitilini ateşlersiniz. okulda kravatı sonuna dek çekip gizli serseri olanlar da vardır tabii, burada bile kravat bir örtü görevini görür. eğer garsonsanız ve bu uzun bez parçasını takıyorsanız daha bir garson olursunuz. eğer şirket müdürü iseniz bu aksesuar sizi daha fazla müdür kılar, gurur aracına dönüşür, başınızı yukarıda tutan bir kaldıraçtır.

    asıl soru şu, bu uzun bez parçası nasıl birdenbire ortaya çıktı ve nasıl böylesine yaygınlaşarak vazgeçilmez bir aksesuara dönüştü? aslına bakılırsa boyun bağı olarak çeşitli bez parçalarının kullanımı milattan önceye dek uzanır. fakat modern görüntüsüyle kravatın doğuşu 30 yıl savaşları sırasında gerçekleşir. 30 yıl savaşları sürerken fransa kralı 13. louis için savaşan yaklaşık 160 bin lejyoner ve şövalye arasında görüntüsüyle diğerlerinden ayrılan bir grup vardı. hırvat askerler...

    hırvat askerlerinin boyunlarında uzun bez parçaları bağlıydı, bunun anlamı şuydu. savaşa giden hırvat askerlerin boynuna anneleri, eşleri veya sevgilileri tarafından bu bez parçaları bağlanır ve bir de düğüm atılırdı. böylelikle hem evinden uzak kaldığı sürece bu boyun bağlarına baktıkça yakınlarını hatırlaması sağlanmış olur, hem de kötülüklerin bu boyun bağlarıyla uzak tutulacağı inancı sürdürülürdü. hırvatların bu küçük gelenekleri nasıl oldu da dünyaya açıldı peki? bu noktada iş fransız modacılara düşüyor. fransızlar bu güne dek kullandıkları ruff yakaların zorlu şartlarda kullanılmasının pek mümkün olmadığının farkındaydılar. üstelik bu yakalar sürekli olarak ütü ve kola gerektiriyordu. dolayısıyla bu yeni boyun bağlarını geliştirip kullanmak ve kabullenmek konusunda oldukça hevesliydiler. savaş sonrasında evlerine dönen fransız subaylar, yeni tanıştıkları bu kıyafeti günlük yaşamlarında kullanmaya devam ettiler. bu süreçte kravat kelimesi de hırvat anlamındaki croat’tan türedi. bu aksesuarlar, fransız modacılar tarafından renk ve şekiller konusunda oldukça değişikliğe uğratıldı. hatta gün geldi ki; kullanılan desenler, bağlama şekilleri sosyal sınıflar arasındaki farklılıkları, politik görüşleri yansıtan semboller oldu. hatta bir dönem, siyah kravat liberalliği, beyaz kravat muhafazakar kesimi, kırmızı kravat ise devrimcileri temsil eder oldu, sokakta bu renkte kravat takanların karşıt kesimlerce öldürüldüğü bile olmuş, diğer bir anlamıyla kravat cinayetleri bile işlenmiştir. günümüzde ise, aslında hırvatların bu küçük ve şirin geleneklerini devam ettiriyoruz. şöyle ki, kimilerinin eşleri kimilerinin de anneleri, kapıdan çıkmadan hemen önce kravatını düzelterek uğurluyorlar. aynı hırvat kadınlar gibi...

    *** ayrıca bu aksesuarın bir savaş sırasında, askerlerin boynundan tüm dünyaya yayılmış olmaları bir tesadüf değil. bir hatırlatma: o savaş devam ediyor, hepimiz boyun bağının taşıdığı o anlamı unuttuk, bir saniye bile olsa bakıp hatırlamak istiyoruz, vuruluyoruz.