1. ve tanrı ekmek almaya gitmesi için küçük kardeşi yarattı.
  2. abi kendini dövüş sanatlarinda uzman sandığından küçük kız kardeşine ciddi bir surat ifadesiyle ders vermekte .
    belit
  3. eşek kadar adam olsa da benim için; o vik vik eden oyuncak tavşana doğru ilk emeklemesini yapan dört ayaklı sevimli tiptir.
  4. "seni biz cami avlusundan aldık, bunlar benim annem babam" şakalarının (!) mağdurlarıdır, yazıktır onlara, yapmayın böyle şeyler :)
  5. benden 2 yaş küçük yakışıklı mı çok yakışıklı kardeşim evin en küçüğü olmasına rağmen hiç bakkala, fırına gitmedi. hep o küçük dediler sen git dediler. söylene söylene de olsa hep ben gittim. gün oldu isyan ettim zorla gönderildi o zamanlarda da on dakikalık yolu 30 dakikada gidip geldi, bir daha da zorla da olsa gönderilmedi. çakallık konusunda benim upgrade edilmiş halimdir yani. küçüklükten beri hep beraberdik. çok küçükken beraber uyurduk. üniversite zamanı benim okuduğum okulu kazandı. yurtta aynı odada kaldık. erasmusa gitcektim para yoktu yurttan çıktık depozito parasıyla vize ücretimi ödedik o da bir arkadaşımın evine yerleşti. 3+1 evde 4 kişi kaldılar. erasmusta bursum bitti harçlığından gönderdi. yurtdışından geldim 4 kişi kaldıkları eve yerleştim. 5 kişi aynı evdeyiz. salonu oda yapıp 3 kişi o odada kaldık. ev eve benzemiyor. buz gibi. nefesin buhar oluyor önünü göremiyorsun. pencerelere naylon çakılmış. ben gelmeden önce daha da soğukmuş. odada bir de kedimiz var. kuşları söylememe gerek yok. yatağım yok. onun üst üste koyduğu iki tekli yatağı halının üstüne serip ikili yatak yaptık. tek battaniye çift yorgan. çekiştire çekiştire uyumuşuz. her sabah en az birimiz yorganı dürüm gibi sarmışız. bazen ısınmak için sarılmışız. sonra para bulup bir yatak aldık. odadaki arkadaşa aldığımız yatağı verip onun çiftli yatağı bizim birleştirilmiş yatağın üstüne koyduk. sonra benim eskiler hep ona kalır. lafını hep etse de bir hiçbir yok dediğini bilmem. kavga ederiz. deliler gibi cırmaladığımızı bilirim. arada yumruk vs. olur öyle arada. sevgidendir. benim küslüğüm uzun sürmezdi. o küstü mü süründürür. kafamı yere sürtüp ateş çıkarttığı, üzerime oturup tükürüp sarkıtma cezası verdiği oldu. dayak yediği de. gerçi dayak yiyince daha bir hırsla üstüme saldırmıştır. kavgalar olur. bana hiç abi demez. başkasına beni anlatıyorsa ve ortamda ben yoksam abim diye anlatır. ikiz gibi büyüdüğümüzden ayrı gayrımız yoktu. ikimiz beraber suç işlediğimizde yalnızca ben dayak yerdim. bak ayrıştığımız tek nokta buydu. olur öyle. çok severim yakışıklıyı. karizmatiktir. bana bu konuda benzemez. bide benim gibi kandırılmaya müsait değildir. kunduz gibidir. velhasıl benim yarımdan daha fazlası olur kendisi. dinlediğim müzikleri, izlediğim filmleri bilir. ben neye ilgiliysem otomatik olarak kendisi de beller. hatta üniversite için yanıma geldiğinde arkadaşlarım dahi onundu aynı zamanda. başımızdan çok olay geçti.

    dün bedelli askerlikle ilgili bu yıl sonunda çıkabilir diye bir haber vardı. çok ihtiyacım olmasına rağmen umarım seneye çıkar da yakışıklı da yararlanır dedim. ben gitmesem o askere gitse yapamam. hatta o gitmesin ben giderim.

    küçük kardeş sensindir yani anlayacağın. baktığın zaman hiçbir şey bunun önüne geçemez. canınızdır.
  6. benim hiçbir zaman tadamayacağım hislerin sahibi kimse. eksikliği dostluklarla kapatmaya çalışırım. tek çocuk olmak bazen çok sıkıcı be sözlük.
  7. en büyük avantajı abiyr, ablaya sahip olmasıdır.
    daha ne olsun ki
  8. canım.
  9. "evin küçüğü olacağına evin iti ol" şeklinde güzide bir atasözüne evsahipliği yapmışlığı vardır. bu atasözünü 12 kardeşin en küçüğünden öğrendim. bir bildiği var demekki.
  10. ablasına hem annelik hem babalık görevi yükleyendir.
    dişlerinin olmadığı zamanları hatırlıyorum, yemek yiyemez sütle doymaz deyip birçok şeyi sulandırarak gizlice yedirirdim. şimdilerde kelebek bulmuş, bana damar yolu açmayı öğretecekmiş. ne zaman büyümüş bu sıpa?