1. göğsümde gözlerinin sapladığı bir bıçak,
    beynimde hayaliyle alevlenen bir ocak…
    içerim bu haldeyken herkes garip bulacak:
    başımı sükûnetle taşlara vurduğumu…

    bu sükût çiğnenen bir muhabbetin yasıdır.
    bu sükût bir kömürün içerden yanmasıdır.
    bu sükût beynimdeki cinnetin potasıdır;
    görüp aldanmayınız sessizce durduğumu…


    ben de nihayet bütün bağları kıracağım;
    onu ıssız dağlara alıp kaçıracağım,
    etini bir canavar gibi ısıracağım
    ve, herkes seyredecek nasıl kudurduğumu.