• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
la loi du marche - stephane brize
işini kaybettikten sonra, bir iş bulmak için çok gerekli olmayan yeni beceriler edinmeye zorlanan thierry taugourdeau, ailesini geçindirmek için zorlu bir mücadeleye girişir. farklı işverenlerin ve banka müdürlerinin kapısını çalan taugourdeau, en sonunda büyük bir mağazada güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başlar. ancak, burada da zor bir ahlaki seçimle karşı karşıya kalır; yasal kılıfına uydurularak yapılan sindirmelere ve işten çıkarmalara göz yummak…
  1. cannes film festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü alan vincent lindon’a amatör oyuncuların eşlik ettiği film, hayatın gündelik ve tekdüze sahnelerinden bir insanlık dramı çıkarıyor. dardenne kardeşler ve mike leigh gibi yönetmenlerin izinden giden stéphane brizé, yine de umudu elden bırakmıyor. fransızca özgün adı ‘piyasa kuralı’ anlamına gelen insanın değeri, pek çok filmin es geçtiği meselelere yaptığı vurguyla bir vicdan muhasebesi.

    fransız yönetmen stephane brize görünürde zarif fakat detaylarda insanı çarpan sert bir anlatımla avrupa’nın ekonomik krizini ele almış ve sıkı bir kapitalizm eleştirisi yapmış. filmin kahramanı thierry neredeyse emeklilik yaşına gelmiş biri olmasına rağmen çalışmayı sürdürmek zorunda olan işçi sınıfından bir adam.

    çekim tekniği anlatılmak istenen hikâyeyi, yaşadığımız dünyanın gerçekliğini içimize kadar işliyordu derin bir sallantıyla. peşimizi bırakmayan esaretin, rekabetin, kuşatılmanın, kaydedilmenin bulantısı olarak. insanın değerinin silikleşmesinin en iyi görsel temsiliydi bulanık görüntüler.

    21. gezici festival 2015 de "güvencesiz hayatlar" teması kapsamında izlediğim filmlerden biriydi insanın değeri. vincent lindon muhteşem bir oyuncu. hissiyatını kolaylıkla izleyenlere geçirebiliyor. piyasa karşısında insanın değeri var mı? sorusu film boyunca ve sonrasında çıkmıyor akıldan. işsizliğe geleceğe dair umutların kayboluşu eşlik ediyor.

    !---- spoiler ----!

    skype üzerinden yapılan iş mülakatlarındaki, bankada müşteri temsilcisiyle ve okulda müdürle yapılan görüşmelerdeki yaklaşım bu değersizliği kat be kat artıyor sanki.

    !---- spoiler ----!