1. tarihteki ilk finansal balonlardan biri.
    mesut
  2. tulipmania diye damgasını vurmuştu ilk moda olduğu yıllarda.
  3. bir malın rasyonel olmayan şekilde aşırı değerlenmesi konusunda örnek verilen çılgınlık. bana göre olay biraz abartılmış. her malın değeri arz talep dengesine göre değişir. kilosu on liraya patates aldı bu millet. ertesi sene de üreticinin elinde kaldı. şimdi buna patates çılgınlığı mı diyelim?
  4. hollanda'dakinden bahsedilmiş ama asıl lale balonu osmanlı'nın bir devrine adını veren lale devri'nde yaşandı.

    1718'de sadrazam olan nevşehirli damat ibrahim paşa ilk olarak pasarofça anlaşmasını imzaladı. ilmi, kültürel faaliyetlerle devleti tekrar kalkındırmak niyetindeydi. bazı konularda da başarılı olundu aslında. ibrahim müteferrika ilk matbaayı kurarak önemli eserlerin basımına başladı.

    tercüme odası kurularak doğu klasikleri çevrilmeye başlandı. reis-i şairan kavramı ortaya çıktı, şiirde sanatta kaliteyi arttırmak hedeflendi.

    fakat bir yerden sonra ipin ucu kaçtı. boğaz'da, kağıthane'de yalılar, kasırlar yükselmeye başladı. devlet erkanı sürekli eğlence meclislerinde gönül eğlendiriyordu. işte bu dönemde lale piyasası çıldırdı. çeşit çeşit renkte laleler üretilip yüzlerce altına satılmaya başladı. bunun üzerine devlet bazı tedbirler almak zorunda kaldı.

    tek başına laleleri sebep göstermek elbette doğru olmaz ama bu lüks ve şatafat sonunda halkın ve askerin tepkisini çekti. sonunda 1730'da patrona halil önderliğinde isyan çıkıp lale devri sona erdi. sadrazam öldürüldü. padişah tahttan indirildi. kasırlar, köşkler, lale bahçeleri yakıldı. hatta şair nedim de bu karmaşada ölenler arasındadır.

    tabii bu çılgınlık günümüzde de devam etmiyor değil. ibb sağ olsun, milyonlarca lira harcıyor lalelere. üstelik de ömrü iki hafta olan bir çiçek. emin olmamakla beraber kullandıkları lale tohumları da kısır olabilir. bir arkadaş belediyenin lale soğanlarını söküp saksıya ekmiş de, yapraklar büyüdüğü halde çiçek çıkmamış. laleyi çok severim ama milyonlarca lira harcanması da doğru değil. hele de ulaşım gibi temel problemleri halledememişken.
  5. tarihteki ticari anlamdaki lale spekülasyonu vak'asını basite indirgeyerek, "amaaan patateste de yapıloyor aynısını, benim kaynımda da var aynı aynı" şeklinde basite indirgememiz mümkün değildir. böyle yaparsak yeni ekonomik krizleri tanımlamakta zorlanırız.
    lale çılgınlığı hem iktisadi anlamda hem de tarihsel süreci itibariyle oldukça önemlidir.
    hem tarihin en büyük 10 iktisadi balonundan birisidir, hem de ilkidir.
    kökeni batı çin dağları olan bu bitki, osmanlı aracılığı ile avrupaya taşınmış ve hollanda da bir tutku halini almıştır. 15. yüzyılın sonlarında modern anlamda ilk borsa sistemini kurmuş olan hollanda da (ansvers mi amsterdam mı tartışılır) lale soğanı sahibi olmak soylular ve jet sosyete arasında bir çılgınlık halini almış türleştirme ve ıslah yöntemi ile bir çok varyantı üretilmeye başlanmıştır. lale soğanı sahibi olmak bir ayrıcalık kabul edildiği için zamanla bu bitki ticari bir emtia hatta ticari bir değer muhafaza ve değişim aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. tıpkı para, altın, gümüş, ya da değerli tablolarda olduğu gibi. lalelerin taşıdıkları özelliklere göre borsası, müzayedeleri, açık artırma fiyarları oluşturularak bu çılgınlık ekonomik anlamda ürünün değerinden çok bir fiyatlamaya ve balon krize neden olmuştur. oysa, lale tıpkı altın gibi bir ticari emtia olmaktan, üretilebilirliğinin kolaylığı, maliyetinin düşük olması, piyasada zamanla fazlaca bulunabilmesi ve bir değer aracı olarak organik olduğundan dayanıklılığının yetersizliği, spekülasyona çok açık olması gibi nedenlerle ekonomik anlamda patlamıştır. çok ani bir şok dalgası ile insanlar bir gün fahiş fiyatlardaki lale soğanlarını ticari bir araç olarak almanın mantıksızlığını farkedip, tıpkı mississippi balonu'nda olduğu gibi cazibesini yitiren lale soğanı talebini düşürmüşlerdir. lale soğanlarını 1637 yılında büyük stoklarla yüksek fiyatlardan mal ederek elinde tutan satıcıların tamamı zarara uğramış bir ekonomik çöküntüyü, infial, fakirleşme ve intiharları beraberinde getirmiştir.
    tabii bu krizden batılı yine bir fırsat çıkarmıştır ki hala hollanda lale üretimi ve ticareti konusunda tekel halindedir.

    bu arada patatesle ilgili olarak;
    (bkz: giffen paradoksu)
    (bkz: fakirlik etkisi)
  6. amerika kıtasının keşfedilmesinden sonra yaklaşık yüz yıl içinde özellikle güney amerika'daki madenlerden avrupa'ya çok yüksek miktarda gümüş taşınmıştır. yeni dünyadan gelen bu maden ile yılda 2,5 milyondan fazla sikke basılmıştır. çok kısa sürede, kolonileşmenin de etkisiyle bu sikkeler dünyaya yayılmış ve uluslararası ticaret ağının oluşmasını sağlamıştır. (öyle ki birleşik devletler'de 1857 yılına kadar ispanyol sikkeleri geçerli bir para olarak kabul edilmiştir.) avrupa'da, piyasaya giren büyük miktardaki(yaklaşık 50bin ton) gümüş ile birlikte refah patlaması yaşanmıştır.

    sahip olduğu büyük ticaret filoları ile dünya deniz nakliyatının yarısına egemen olan hollanda bu dönemde dünyanın en zengin ülkesi durumundadır. hollanda, özellikle güneydoğu asya'dan taşınan mallar, deniz ticareti ve ticaret ile birlikte gelen ispanyol gümüşü sayesinde avrupa'nın geri kalanında yaşayan tüm milyonerlerden daha fazlasına ev sahipliği yapar hale gelmiştir. avrupa'nın en işlek liman kenti olan amsterdam ise adeta paraya boğulmuştur. edinilen bu servet doğal olarak lüks eşyalara talebi arttırmıştır.

    lüks olarak kabul gören ise osmanlı'dan ithal edilen laledir. ancak her lale lüks kabul edilmiyordu. amsterdam'ın milyonerleri, nadir bazı türlerin bazı soğanlarında rastlanabilen mozaik virüsü(o dönem bilinmiyordu tabii) sebebiyle farklı desenlerde açan lalelerin peşindelerdi. elde etmesi ve yetiştirmesi zor(6-8yıl) bu lale soğanları için çok yüksek miktarlarda para ödemeye hazır insanlar olunca bazı tüccarlar da para kazanmanın yeni bir yolunu keşfetmişlerdi; spekülasyon! ellerindeki lale soğanlarını satmakla kalmayıp bir sonraki senenin hasatını da satmışlardı.(amsterdam'da oluşan lale piyasası bu özelliği ile dünyanın ilk vadeli piyasası kabul edilir.)

    1636 yılının sonbaharında hollanda parlamentosu lale satış sözleşmelerinde bir değişiklik yapmıştır. yapılan bu değişikliğin günümüzdeki karşılığı; gelecek işlemler sözleşmelerinin opsiyon sözleşmelerine dönüştürülmesiydi. gelecek işlemler sözleşmesi imzalayan bir alıcı lale soğanlarını sözleşmede belirlenen tarihte almakla yükümlüydü. ancak opsiyon sözleşmesine imza atan bir alıcı piyasadaki fiyat düşüşüyle birlikte sözleşme bedelinin çok küçük bir kısmı kadar ceza ödeyip lale soğanlarını almaktan vazgeçme hakkına sahip oluyordu. bu durum piyasayı spekülasyonlara daha da açık hale getiriyordu.

    zengin tüccarlar piyasada yaşanacak olası bir düşüşte sözleşmeden küçük bir ceza ödeyerek kurtulabilecekleri için yüksek fiyatlı sözleşmelere imza atmaya başlamışlardı. 1636 aralık ayına gelindiğinde fiyatlar bir önceki aya göre 10 kat artmıştı(balonun şiştiği dönem). bu dönemde lale piyasasında, zirvede tüccarlar hemen arkalarında ise zanaatkarlar ve zengin olma hayalindeki diğer insanlar vardı.

    1637 yılı ocak ayında bu artışa kayıtsız kalamayan bazı yatırımcılar ellerindeki lale soğanlarını/sözleşmelerini satıp paraya dönüştürmüşlerdir. bu satış dönemin şartlarında o kadar büyüktür ki piyasaya yeni giren yatırımcıları doyurmuştur. şubat ayında fiyatlar tavan yaptığında parlamento tekrar devreye girerek sözleşmelerin ticaretini durdurmuştur. bu durum paniğe sebep olmuş ve lale soğanına sahip olanlar ellerindekileri satma yarışına girmişlerdir. arz patlamasına karşılık talep olmaması lale fiyatlarında keskin bir düşüşe sebep olmuştur.(1637 yılındaki değer kaybı %99)

    sınıf atlama çabasında olan ve fiyatların sürekli yukarı gideceği düşüncesinin hakim olduğu özellikle orta sınıf, elindeki değeri(ki bunlar genellikle lale soğanı koleksiyonu şeklindedir) satmamış, kâr realizasyonu sağlamamıştır. bu grubun reel zararı lale soğanlarına ödedikleri ilk bedellerdir. esas zarar eden kesim elinde sözleşmelerle kalanlardır. bunların arasında jan van goyen gibi bir ressam da vardır. zengin olmak için hiç anlamamasına rağmen tüm parasını lale soğanlarına yatırmış ve kaybetmiştir. daha sonra borçlarını ödemek için 1200'den fazla resim ve 800'den fazla çizim yapmıştır. (hollanda'nın en çok eser veren ve en ünlü ressamlarından biridir.)

    tüm bunlara rağmen yaşanan krizin hollanda ekonomisine etkisi sınırlıdır. bunun en önemli sebebi lale piyasasının çok büyüyemeden(soylular dahil olmamışlardır) çökmüş olmasıdır.
    arnis