1. başlık başa,

    laplace'ın şeytanı, elimizde yeterince veri olduğunda evrendeki her atomun yerini ve durumunu bileceğini ve dahası farklı zamanlardaki durumunun da kesin olarak bilinebileceğini savunur.

    daha sade bir dil ile anlatmak gerekirse, benim bu satırları yazacağım büyük patlama olduğunda zaten belliydi.

    farklı bakış açılarına göre insanlar bu durumu bazen kader, bazen tanrı, bazen matematik olarak kabul etmişlerdir.

    gerçek şu ki tüm veriler elimizde olsa dahi henüz bu veriyi işleyebilecek zeka ve donanıma sahip değiliz. sahip olsak bile hesaplamadaki tek bir atom tanesi bile olasılıkları aklın hayalin almayacağı bir sayıya çıkarır.

    modern bilimde imkansızın karşılığı, felsefi bir görüştür.
  2. tek cümleyle özetlemek gerekirse; "şimdiyi bilirsen geleceği bilirsin." fikrini savunan teoridir.
  3. abi
  4. laplace'ın tanımı ilginçtir ki; eğer şeytan evrendeki tüm atomların yerini ve momentumunu bilirse, istenilen yerde istenilen zaman da evrenin nasıl olduğunu klasik mekanik sayesinde (kendisinin favorisi olduğu için bu şekilde yorumlanıyor) hesaplayabilir.

    ilginç olan noktalar ne mi;
    - o zamanlar atomun aynı anda hem momentum hem de pozisyonunun ölçülemeyeceği bilinmiyordu. 1900-1930 arasına kadar da öyle kaldı.
    - laplace klasik mekaniğin küçüldükçe işe yaramayacağını biliyordu, buna rağmen böyle söylemesi bir şekilde gelişeceğine inandığının ve eksikliğini fark ettiğini gösteriyor.
    - hepsini aynı anda ortak bir hesaptan bahsediyor laplace ama tek bir formülle olmayacağından daha da fazla tek bir yöntemi olmadığından, 1900'lere kadar fizikte ortak bir yapı varken 1900'lerden sonra kuantum mekaniği ve klasik mekanik olarak ikiye daha sonra daha alt kollara ayrılıp birleşemedi. bunu da ön görmesi çok tuhaf.

    bilim tarihi derslerinde laplace'ın şeytanı iki yoruma sahiptir; kehanet ya da yol gösterici.