1. latince dil sürçmesi. freud'un incelediği bir konudur. bu yüzden 'freud sürçmesi' deniyor genel olarak.

    erozyon, saks, prezentabl, ericsson, oral b, pens, tango, vibrasyon

    bu yukarıdaki kelimeleri hiç bir 'ayıp' mânâ çıkarmadan veya anlam kayması yaşamadan okumanın mümkünsüzlüğüdür.

    ayrıca ahlak'ın her şeyde olduğu gibi başarısız, hasır altı deneyişlerinin, sirayet etmişlikteki tezahürüdür.

    insan pregenital dönemde iken, 'ahlaki' normların toplumun boynundaki saban olmasından mütevellit toplum olabilmişlerin öküzlüklerini sergilemeleri gerektir. bu yüzden içtepi ile hareketlerde bulunan çocuklara tehdit ve korku hegemonyası kurarlar.
    ellerini penisinde veya vajinasında gezdiren çocuğun ellerine vurarak 'ayıp' derler.
    etraftaki şey'lere güdüsel zaruriyetlerinden dolayı vahşi bir yaklaşım sergileyen çocuklara ceza verirler.

    ve nihayetinde onları da kendileri gibi sıradan bir gerizekalı yapmaya meylederler. yaparlar da çoğu zaman. ama fark etmez. önü alınamaz güdü toplumun ürettiği her kılıf arasından baş gösterir. çocukken yaşamını idame ettirmek mecburiyeti hareketlerinden başka bir şeye fokuslandırılmayan, hegemonya kurulan bilinç bu 'yapamadıklarını' silip atmaz, bilinçdışında depolar.

    ' bilinçdışı bir düşüncenin, sonradan bilinc'e doğru yolunu zorlayabilmek için kendini bilinçöncesine taşımaya çalıştığından söz edebiliriz ' sigmund freud

    bu depolanma nihayetinde ayyuka çıkar işte sürçmeler, yanlış anlamalar, benzeşik kelâmları 'ayıp' diye tasvir edilenlere tamamlamalar. zirâ ahlak denen yaratı, üstünkörü olmaktan öteye geçemeyen bir absürditedir.