• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
le concert - radu mihaileanu
eski bir maestro olan andrei filipov, orkestrasının üyelerini yeniden bir araya toplama fırsatını hemen değerlendirir. tek bir konser için moskova’dan paris’e gidecek ve kendilerini bolşoy filarmoni olarak tanıtacaklardır. ancak andrei’in paris’te bir işi daha vardır; solo kemancıları olacak genç bir kadınla görüşmesi gerekmektedir. bu genç kadının öyküsüyle senaryo örgüsü tamamlanmaktadır.
  1. rusya-fransa ortak yapımı olan film 2010 yılında 29. uluslararası istanbul film festivali'nin açılışında gösterilmiştir. filmin adı "paris'te son konser" şeklinde türkçeleştirilmiştir.

    bolşoy'un maestrosu olan andrei filipov, yahudi müzisyenleri orkestrasından çıkarmadığı için bir konseri basılır ve şef çubuğu, bir yargıcın ölüm cezası verdikten sonra kırıldığı gibi kırılır. o da 30 yıl içinde artık alkoliğe dönüşmüştür.ancak temizlik yaparken eline geçen fransa'daki châtelet tiyatrosu'ndan davet yazısı kendisinin yarım bıraktığını düşündüğü işi tamamlama fırsatıdır. ve bu fırsatı ceplerinde 5 kuruş yokken, yurtdışına çıkışlar -hele ki paris- epey zorluyken, üstelik eski ekibi onca süredir elllerine enstrüman almamışken değerlendirmek zorundadır.

    filmin fonunda çalan müzikler filme ayrı bir hava katıyor. geçen yıllarda siyasi güçlerin değişen yüzüne de, siyasi şakşakçılık için getirilen figüranlar üzerinden iyi göndermeler yapan bir film.

    özellikle 90'ların başında çöken komünizmi ele aldığı mizahıyla bazı bar solcularını ve köhnemiş müzisyenleri rahatsız edebilecek olsa da son sahnelerde filmin çözümlenmesiyle, insanoğlunu fazlasıyla duygulandırmayı başarmıştır. tchaikovsy 35.keman konçertosunu dinlemek ve filmin içinde önemli bir öge olarak kullanmak da ayrı bir tad almamızı sağlamaktadır.