• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
Yazar ferit edgü
leş - ferit edgü
bu kitapta yazarın 9 öykü kitabı, yarım yüzyıl boyunca yazmış olduğu 181 öykü yer alıyor. hemen hemen bir yaşam.
(kitabın arka kapağından)
  1. ferit edgü'nün, 1953-2002 arasında yazmış olduğu öykülerinin bulunduğu, "do sesi", "işte deniz, maria", "doğu öyküleri", "çığlık", "bir gemide", "av", "devam", "bozgun" ve "kaçkınlar" kitaplarının birleşimi olan kitap. her kitaba ayrılan bölümün başında ve sonunda, o kitabın tek/ayrı basımında önsözü ve sonsözü varsa, buraya da aynen aktarılmış (bu çok devrik ve anlaması zor bir cümle oldu, anlarsınız umarım.). kitabın dört baskısı var. bunlar:
    birinci baskı: eylül 2010
    ikinci baskı: haziran 2011
    üçüncü baskı: nisan 2014
    dördüncü baskı: mayıs 2016
    kitabın kapak resmini eklerken, kısa bir şaşkınlık yaşadım. bende kitabın üçüncü baskısı var ve kapağın rengi mor. dördüncü baskıda ise, kapak resmi için kahverengi tercih edilmiş. nedenini anlayamadım.
    kitabın "sunu" yazısının bir kısımını paylaşacağım, umarım telif hakkı ihlaline sebep olmaz.
    // ... bu elinizdeki 'kitapların kitabı', benim yazma serüvenimin ürünü.
    okur, bu serüveni, başlangıcından bugüne değil, bugünden başlangıcına doğru izleyecek. yok eğer kronolojiye düşkünse, kitaba sondan başlayabilir... kitaba en eski öykülerimden (1958) birinin adını verdim: leş.
    niçin leş?
    hiçbir nedeni yok.
    ya da var:
    bugüne değin hiç kimseyle paylaşmadığım bir anıyı, sırasıdır, burada okurla paylaşayım.
    yıllar önce, yanılmıyorsam, sait faik ödülünün bir gemide'ye verildiği sıralarda, bir akşam telefonum çaldı. karşımda tanıdığım bir ses, bir kadın sesi, kendisiyle konuşacak birkaç dakikam olup olmadığını sordu. (tanıdığım insanın sesi olamazdı bu, çünkü o çoktan ölmüştü.) tabii ki vardı. adını sorduğumda, "beni tanımazsınız, dedi. önemi de yok." sonra, "bir zamanlar leş adlı bir öykünüzü okumuştum, diye sürdürdü konuşmasını. merak ediyorum, hala, arada bir de olsa, teknenize gelip yapıştığı oluyor mu?..."
    donup kalmıştım.
    hemen yanıtlayamadım. uzun bir süre sustuktan sonra, bilmem niçin yalan söyledim:
    "hayır, kurtuldum ondan."
    "işte buna memnun oldum" dedi karşımdaki ses.
    sonra bana mutluluklar dileyerek kapadı telefonu.
    işte, bu nedenle, baudelaire'in bir şiirinden ödünç aldığım başlığı seçtim bu kitaba:
    leş
    kandilli, 10.03.'10 //

    kitapla ilgili bu kadar bilgiden sonra, kitapla ilgili fikirlerimden bahsedeyim:
    bu kitabı, her an yakınımda bulundurmaya çalışıyorum. bu kitaptaki, özellikle kısa öyküleri çok etkileyici buluyorum. bu kadar az kelimeyle, beni bu kadar derinden etkileyebilen bu öyküleri, çok değerli buluyorum. okuduğum bir kitaptan, izlediğim bir filmden, deneyimlediğim bir duygudan ve andan sonra oturup uzun uzun düşündüğüm çok olur. bu kitapta, bahsettiğim olayı çok sık yaşadım. okuduğum birçok öyküden sonra, derin düşüncelere ve kederlere daldım.
    üstteki sunu yazısı, ferit edgü'nün tarzını dilini ve tarzını oldukça yansıtıyor. sunu yazısının paylaştığım kısmı ve kitap hakkındaki görüşlerim sizi etkilediyse, heyecanlandırdıysa ve merak etmenize yol açtıysa, kitabı edinip okumanızı öneririm.