• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
les triplettes de belleville - sylvain chomet
yetim bir çocuk olan champion büyük annesi madam souza tarafından büyütülür. büyükannesinin hediye ettiği üç tekerlekli bir bisiklet ile champion’ın bisiklet yarışlarına olan aşkı başlar ve ikisinin de yaşamlarını değiştiren bir dönüm noktası olur bu. yıllarca süren bitmek bilmeyen çalışmalardan sonra champion, dünyadaki en zor bisiklet yarışı olan fransa turu’na katılır. alas, champion ve diğer önemli birçok yarışmacı iki adam tarafından esrarengiz biçimde kaçırılırlar. sadık köpeği şişko ve sürekli gaz çıkaran bruno ‘nun yardımıyla madame souzo çok sevdiği champion’ı kurtarmak için yola çıkar. bu macera onları ünlü fransız mafya babalarının bulunduğu atlantik’in karşı kıyısındaki belleville adında bir liman kentine kadar sürükler. bu büyük şehrin korkutucu karanlığında kaybolan ve kafası karışan madam souza ve bruno, gençliklerinde çok uyumlu olan belleville’li tripletçilerle karşılaşırlar. şimdilerde ise bu üç kaçık yaşlı kadın tuhaf bir caz orkestrasında çalmaktadır. madam souza gruba katılır. daha ilk gösterilerinde madam souza, champion’ın mafya babası tarafından bizzat rehin tutulduğunu anlar. her şey çığırından çıkar ve takip başlar! madame souza, köpeği bruno ve tripletçiler acımasız fransız mafyasına galip gelip zavallı champion’ı kurtarabilecek midir?
not: film özeti sinemalar.com sitesinden alınmıştır.
  1. yönetmenliğini ve senaryosunu sylvain chomet'in üstlendiği komedi ve dram ağırlıklı, 2003 fransa yapımlı animasyon filmi.
    sinema izleyicisinin hayatında karşılaşabileceği en nadide filmlerden biri olan belleville de randevu büyüleyici ve sarsıcı bir gerçek dünyanın kapılarını sonuna kadar izleyiciye açıyor.
    filmde hiç konuşma geçmemesine rağmen film kendini bir çok sözlü diyaloğun geçtiği filmden daha başarılı anlatıyor.
    film anlatım konusunda konuşmadan daha güçlü olan bir teknik seçmiş. gösterme ve sembollendirme.
    film boyunca bir çok görsel öge, tabela, afiş, poster filmi çok iyi anlatmakta, adeta filmin dili görsellik olmakta.
    ince elenip sık dokunmuş filmde mekanlar ve karakterler özenle seçilmiş ve bir nakkaş edası ile birleştirilmiş.
    hiç bir animasyon filminde göremeyeceğiniz karakter ve mekanlar, oldukça abartılı hatta gotik sayılabilecek yapılarda tasarlanmış, filmdeki tüm karakterler köpeğinden mafyasına kadar ruhhallerine ve kişiliklerine göre şekillendirilmiş bu da yetmiyormuş gibi hepsi gerçek yaşamdan insanları ya da bazı olguları sembolemiş.
    film izleyiciye komediyle trajediyi aynı anda veriyor. filmde karamsar, oldukça kasvetli ve karanlık bir dünya veriliyor. içinde yaşayan herkes te en az o dünya kadar kasvetli.
    yani film, bünyede karamizah tanımlamasının ''artık bundan daha güzelide yapılamaz her halde''
    mesajını veriyor.
    filmde benim en çok güldüğüm karakter büyük anne olmuştur . ufak tefek bir yapısı, giyim tarzı ve neredeyse görmediğini düşündüğüm minicik gözleriyle zaten yeteri kadar komik olmasına karşın bir de bir ayağı diğerinden kısa fakat topallamamaktadır. sebebi ise bir ayakkabısının tabanının diğer ayakkabısının tabanından yaklaşık 15 cm yüksek olmasıdır.
    film de yeni dünya düzenine, globalleşmeye, dünyaya hakim olan sonradan yaratılmış yapay tüketim kültürüne birçok göndermelere rastlamak mümkün. ayrıca fransa ve amerika da bu zekice yapılmış göndermelerden ve eleştirilerden nasibini fazlasıyla almakta.
    film konu olarak idealist bir büyük anne ile başarılı bir sporcu olan bisiklet yarışçısı torununu anlatmakta. hayatında köpeğinden başka tek sahip olduğu varlık olan yetenekli torununu belleville adlı çok büyük ve çok karanlık bir şehirdeki büyük bisiklet yarışına gönderen büyük anne torununun bahisli yarışlar düzenleyen bir şehrin en büyük mafyası tarafından kaçırılmasından sonra duruma el koyuyor ve torununu kurtarmaya çalışırken beraber yaşayan gençliklerinde belleville'nin en şöhretli şarkıcı ve dansçıları olan ihtiyar bir üçlü ile tanışıyor. olaylar gelişiyor.