• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.54)
leyleklerin uçuşu - jean-christophe grange
göçmen kuşlardır leylekler. her bahar avrupa'ya gelir, yaz sonunda tekrar afrikaya doğru yola çıkarlar. ama bu yıl geri dönmeyecekler... louis antioche'un kayıp leyleklerin sırrını çözmek için çıktığı yolculuk kısa sürede kabusa dönüşür. parçalanmış cesetler, nereden çıktığı belli olmayan katiller... arayışı onu, bulgaristan'daki çingene mahallelerinden işgal altındaki toprakların güneşte kavrulan kibutzlarına, orta afrika cumhuriyeti'nin balta girmemiş ormanlarından kalküta'nın arka sokaklarına kadar götürecektir. hatta cehenneme kadar...

sınır tanımayan bir hayal gücü, kusursuz, bir kurgu tüyler ürpertici şiddet sahneleri, nefes nefese bir gerilim: jean-christophe grange'yi bu tarzın zirvesine çıkaran, "kızıl nehirler"i dünya çapında bir başarıya ulaştıran bu nitelikler, "leyleklerin uçuşu"nda da var.

korkutucu bir yolculuk, şaşırtıcı bir kitap!
  1. grangé'ın bir türlü sevemediğim kitabı. hatta kütüphanemde yarım bıraktığım tek kitap olma özelliğini taşır kendisi.
    yok arkadaş 5 defa falan okumaya çalıştım ama bitirmem imkansız.*
    frau
  2. grange' ın hangi kitabının altına yazdım hatırlamıyorum da birine yazdım işte; eğer pek kitap okuyan biri değilseniz ve bir anda kendinizi grange okurken bulursanız tüm zamanların en iyi polisiye yazarını keşfettiğiniz izlenimine kapılabilirsiniz. ben kapıldım da oradan biliyorum. arkadaş ile deli oluyorduk birbirimize bu kitaptan bahsederken. tekrar tekrar yaşıyorduk kitabı. tabii o zamanlar efes' i de en iyi bira sanıyorduk o yüzden çok ciddiye alınmaya değmez o zamanki düşüncelerimiz. evet, en iyi polisiye yazarı diyebilirsiniz grange' a ta ki 3. grange kitabını okuyana kadar. leyleklerin uçuşu ile başlayan grange sevdam, kızıl nehirler ile tavan yaptı. sonrasında kendisi kurtlar imparatorluğu ile hayal kırıklığı yaşattı, taş meclisi ile ulu odin evine ateş salsın, yollarını kessin, kelamlarını kaleminin ucunda bıraksın dedirtti. yine de kızıl nehirler ve leyleklerin uçuşu hatırına okudum siyah kan' ı. o da vasat işte.
    leyleklerin uçuşuna gelelim. bir polisiye gerilimden beklediğiniz her şey var kitapta. merak, vahşet, heyecan, aksiyon, zekice bir kurgu ve detaylar. detaylar belki de grange' ı grange yapan en önemli unsur. kitabın bir yerinde bir şey yazıyor grange, sonrasında o yazdığı şey, hikayenin temeline öyle bir oturuyor ki yüzünüze bir tebessüm yerleşiyor ve silemiyorsunuz. adam zaten zamanında bilimsel yazılar ya da ona benzer bir şeyler yazmış bir gazete ya da dergi için. e haliyle insan anatomisine ve cesetlere çok hakim. cinayet tasvirleri ve cesetler üzerine yazdığı hiçbir şey baştan savma değil. hele kızıl nehirler kitabında tavan yapıyor bu özelliği.
    grange için genel bir eleştiri vardır ki o da finallerde çuvallamasıdır. bunun en güzel örneğini taş meclisi kitabında görebilirsiniz mesela. sahi o nedir lan grange? hadi sen yazdın da yayıncın nasıl kabul etti? ayrıca leyleklerin uçuşu dururken ilk olarak taş meclisini türkçeye çevirmek nasıl bir tercihtir o da ayrı soru? leyleklerin uçuşu' nun sonu fena değil, hatta iyi. tüm olaylar birbirine mükemmel bağlanıyor lakin, insan böyle manyak bir kurgu daha görkemli bir finalle bitsin istiyor. taş meclisi tam bir fiyasko ama leyleklerin uçuşu' nun finaldeki problemi bence finalin, hikayeye kıyasla yavan kalışı. yoksa kurgu enfes. tabii aksiyon/gerilim romanında kurgu enfes olmayacaksa zaten o kitap hiç yazılmasın daha iyi, orası da ayrı konu.
  3. grange'in diğer kitaplarına oranla nispeten kısa ve sizi grange'e alıştırabilecek bir kitap. grange okumamışlara ilk olarak bu kitabı öneririm. hem bir çırpıda bitirilebilecek hem de diğer kitaplarına bir an önce başlama isteği yarabilecek bir kitap.
  4. yazarın ilk okudugum kitabıdır. gayet sürükleyici bir kitaptir.az kitap okuyanlara kitabi sevdirecek turden bir eserdir.
  5. benim de okuduğum ilk grange kitabıdır. grange tadını en çok alabileceğiniz ve sizi bağımlısı edecek güzelliktedir.

    okuyun, okutun efendim.

    hastasıyız.