• youreads puanı (9.25)


  1. klavyenin kullanıldığı en güzel müzik eseri. (bkz: the doors) adlı 1991 yapım filmde şarkının nasıl bestelendiği ve jim morrisin efsanesi anlatılıyor. izleyin lütfen.
  2. zamanın birinde evde ufak bir masa kurmuşuz, rakı içeceğiz. ilk dubleleri alıyoruz. bilgisayarda radyo eksen açık, daha meyhane müziklerine geçemeden bu şarkı başladı eksen'de. kapatmadım. dinledim sonuna kadar. oha dedim ya bu şarkı rakı içerkende dinlenecek parçalar arasına giriyor. o solo arasında eğer yapabilirseniz, derin derin düşünebiliyorsunuz. zaten ne demiş adam, güzel şarkı ne zaman bittiğini anlamadığın, dinleyemediğin, seni alıp götüren şarkıdır diye. kim demiş? tabiki bu bir götünden sallamanın en güzel örneği. neyse öhöm. şarkı biterken ekşiye yazdıydım, rakı içerken dinlenir bu şarkı diye, mesaj geldiydi sonra, eksen mi dinliyorsun diye. yarak gibi entri oldu ama bu da böyle bir anım.
  3. you know that it would be untrue
    you know that i would be a liar
    if i was to say to you
    girl, we couldn't get much higher

    come on baby, light my fire
    come on baby, light my fire
    try to set the night on fire

    the time to hesitate is through
    no time to wallow in the mire
    try now we can only lose
    and our love become a funeral pyre

    come on baby, light my fire
    come on baby, light my fire
    try to set the night on fire, yeah

    the time to hesitate is through
    no time to wallow in the mire
    try now we can only lose
    and our love become a funeral pyre

    come on baby, light my fire
    come on baby, light my fire
    try to set the night on fire, yeah

    you know that it would be untrue
    you know that i would be a liar
    if i was to say to you
    girl, we couldn't get much higher

    come on baby, light my fire
    come on baby, light my fire
    try to set the night on fire
    try to set the night on fire
    try to set the night on fire
    try to set the night on fire

    sözleri yukarıdaki gibi olan, genelinde klavyenin ayrı bir muhteşemlik taşıdığı the doors şarkısı.
  4. üniversite son sınıfta yeni gelen ingilizce okutmanı saçlarım ve kolyelerim ile tarzımdan ötürü beni the doors solistine benzetmişti. kendileriyle çok geç tanıştım.