1. limonsuz bir yaşam düşünülebilir mi? sanmıyorum...

    bir kere burnunu sokmadığı yer yok. o'na bakınca bile kendini iyi hissedebiliyor insan. zamanla öyle bir hale geldim ki çantamda limonla gezebilirim, o derece!! tatlılara çaktırmadan kattığı aroma dışında, kıvam buldurucu bir yanı var şerbet ve reçeller için.

    hangimiz pazar sofralarını süsleyen yeşilden, siyaha çalan zeytinlerin üzerinde zeytinyağı ile limonu şöyle gezdirmedik ki?

    azıcık aksırıp tıksırsak çayımızın ilavesi olarak vazgeçilmezi oldu. salataların üzerindeki etkisini tartışmaya gerek yok sanıyorum. hele yazın bu sıcak günlerinde başlı başına bir içecek olma lüksünü bize yaşattığı için varlığına minnettarım.

    minnak bir not: çikolatalı kekiniz, pastanız içine biraz limon rendesi eklemenizi şiddetle tavsiye ederim. bunun yanında bir minnak fiske tuz da, daha yoğun bir çikolata tadı almanızı sağlayacaktır.

    başka bir not daha ilave etmem gerekirse şayet; hiç sevemediğim adaçayını kendisi sayesinde içebiliyorum. ara buldurucu bir yanı da var; es geçmeyelim.
  2. günlük hayatta "konuşmacının konuşmasını bitirmesini beklemeden, sözü uygunsuz bir yerde kesmek" anlamındaki deyimde(*:muhabbete limon sıkmak) ve "biraz bozuk, pek iyi olmayan ilişki" sıfatında(*:limoni) da kendisine yer bulan meyve.
    misket limonlu (lim, ingilizce'de ise lime) içecekler de güzeldir, içelim güzelleşelim :)
  3. bahçede kendiliğinden yetişen (nasıl yetiştiğine kendi kendine oradan bittiğine dair fikrimiz yok), yeşil ve yabani, çok çok büyük dikenli dalları olan ağacın meyvesidir.
    budaması büyük derttir her tarafınızı çizik içinde bırakır. (en azından bizim bahçedeki zombi limon ağacı öyle) *